Ahmet Akay AZAK tarafından yazılmış tüm yazılar

Ahmet Akay AZAK 1980 tarihinde İstanbul’da doğdu. Üniversite eğitiminden sonra Yazar ve Eğitimci Oğuz Saygın`la tanıştı. Kendisinden NLP ve NLP Practitioner eğitimlerini aldı. Daha sonra NLP Uzmanı ve Yazar Denis Bridoux`den Yaşam Koçluk eğitimini aldı. Akademik kariyeri için gittiği Avustralya`da Sarina Russo College ve La Trobe Üniversitesi'nde eğitimine devam etti. 1999 yılından bu yana başta İstanbul olmak üzere, Birleşik Arap Emirlikleri ve Avustralya`da çeşitli kademelerde öğrencilere eğitimler vermektedir. Şu an özel kurumlara, dershanelere, okullara bir dizi başarı ve motivasyona yönelik etkili öğrenme ve gelişim metotları üzerine eğitimler vermeye devam etmektedir.

TÜRKİYE İÇİN ÇİZİLEN PLAN

Türkiye, içeriden ve dışarından kıskaca alınarak sıkıştırılıyor. İçeride barış ve huzur mevsimi Ramazan’ı zehir eden dinsiz, kitapsız, kutsalsız, vicdansız, kuralsız, kukla PKK’a. Dışarıda, yanıbaşımızda, Suriye’de sahur vaktinde vicdansızca kendi insanlarını bombalayan sosyalist-totaliter Baas rejiminin son artığı Beşşar Esed. Suriye’deki katliamın arkasındaki pers ruhlu aktör olan İran ve bunun uzantıları olan herkese binlerce kez lanet olsun.

Tarih bilincimiz zayıf malesef çünkü okumuyoruz. Türkiye’nin Batılılaşma / sekülerleşme projesi, Türkiye’nin içeriden ve dışarından durdurulması anlamında bir kuşatmaydı. Seksen yıl ensemizde boza pişirdiler. Ama bu tezgâh tutmadı; son çeyrek asırda toparlanmaya başladık: Son birkaç yıldır tam sonuç almaya başlamıştı ki, bir anda her şey alt üst oldu.

Türkiye’de güçlü bir tarih bilinci olmadığı için, biz “dayağı yemeden kendimize gelemiyoruz”. Ama o zaman da iş işten çoktan geçmiş oluyor.
TÜRKİYE İÇİN ÇİZİLEN PLAN yazısına devam et

PARADİGMANIZI DEĞİŞTİRİNİZ

Paradigma: İnsanın dünyaya bakış açısı, çevreyi algılayış biçimidir. Eğer yaşamımızda küçük değişiklikler yapmak istiyorsak tutum ve davranışlarımızı, büyük ve kalıcı değişiklikler yapmak istiyorsak paradigmalarımızı değiştirmek zorundayız.

 Değişime uğrayan paradigmalar; olayları başka türlü görmeyi, başka türlü düşünmeyi, başka türlü hissetmeyi ve başka türlü davranmayı meydana getirir.

 Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz. Her olay karşısında görünen gerçeklerin dışında başka gerçeklerin de olabileceyini unutmadan hareket etmek gereklidir. Olayları sadece bizim baktığımız ve gördüğümüz yerden deyerlendirip sonuca varmak yerine, her boyuttan bakmaya ve olayların hakikatini görmeye çalışmak en akıllıca yol olacaktır. Bir çok davranış ve olayın altında yatan nedenler bazen bizi oldukça şaşırta bilecek niteliktedir.
PARADİGMANIZI DEĞİŞTİRİNİZ yazısına devam et

HAYATINIZI POZİTİF YÖNE ÇEVİRMEK SİZİN ELİNİZDE

İnsan bir yanardağ gibidir, içinde muazzam bir potansiyel saklıdır. İnsan potansiyelin farkına varamazsa içindeki bu gücü açığa çıkaramaz ve uyuyan bir yanardağ gibi hayatını devam ettirir. Bazı insanlar birçok imkana sahip olmasına rağmen olduğu yerde sayarlar. Hiçbir imkana sahip olmayan bazı insanlar ise tüm engelleri aşarak belirlemiş oldukları büyük hedeflerine ulaşır. Çünkü onlar gerçek imkanlarını ve kapasitelerini bilirler.

Olumsuzlukların hiçbir zaman ümidinizi yok etmesine müsaade etmeyin. Hayatta başarıya ulaşmak için illa her şeyin düzgün olması şart değildir. Hatta rahat içinde elde edilmiş olan başarıların değeri iyi anlaşılmadığı için kaybedilmesi kolaydır.

Sevgili Dostlar, sizlere hayatın pozitif yönünden de bakabilmeyi gösteren birkaç hayat hikayesi ile yazıma devam etmek istiyorum.

Bu hikaye de uyuşturucu bağımlısı bir adamın ve çocuklarının yaşamı. Bu adamın hayatının büyük bir bölümü hapishanelerde geçer. Hapiste olmadığı zamanlarda bile eviyle ve çocuklarıyla ilgilenmezdi. Adamın iki çocuğu da baba terbiyesinden mahrum olarak büyürler.
HAYATINIZI POZİTİF YÖNE ÇEVİRMEK SİZİN ELİNİZDE yazısına devam et

ZAMANIN DEĞERİ İYİ BİLİNMELİ

Kıymetini bilmediğimiz fakat bize verilen paha biçilmez bir hediyedir. Aslında boş zaman diye bir şey yoktur, sadece boşa geçirilen zaman vardır. Ne geri alınabilir ne durdurulabilir ne de satın alınabilir. Değerini anlayamadığımız zamanı etkili ve verimli kullanma inisiyatifini bilemeyiz maalesef. Ayrıca yerine alternatif bir şey bulmamız da mümkün değildir.

Mimar Sinan bir eserini yapmadan önce onu kafasında planlıyordu. Ardından bu planı kağıda döküyor, en sonunda da bu planını cisimleşmiş maddi bir esere dönüştürüyordu. Eserin yapımı aşamasında bir yandan plana bakarken, bir yandan da eserin planına ve araziye ne kadar uygun olduğunu saptıyordu.
ZAMANIN DEĞERİ İYİ BİLİNMELİ yazısına devam et

OLMAZ OLMAZ DEMEYİN

Her şey farkında olmakla başlar. Bir şeyi bilmek, o şeyin farkında olmak demek anlamına gelmez. Etrafımızda onca şey olup biter ama bazen hiç birinden haberimiz olmaz.Çünkü fark etmeyiz.Fark edince her şey bizim için olur hayatımızda.

Her gün geçtiğimiz yollarda farkında olmadığımız bir çok çiçek görürüz. Acizliğini fark edince bilir insan kendini. Kendini bilince öğrenir kendisini yoktan var eden Hz. Allah’ı.

Nobel ödülü almış bir kişiye “ Başarının temeli sorulduğunda şöyle cevap veriyor : Okuldayken arkadaşlarımın, anneleri çocuklarına sorduğunda öğretmen sana ne sordu ? derken. Benim annem bana, bugün sen öğretmene ne sordun ? diye sorular sorması beni bugün başarıya ulaştırdı.

OLMAZ OLMAZ DEMEYİN yazısına devam et

HER SORUN BİR FIRSATTIR

İnsanın her gün yeni bir sorunla karşılaşması,işte bu rutin hayatımızın bize getirisidir. Engeller aşmak için hayaller kurmak için öyle öyleyse durmak niçin ? Engelleri aşmak ve her sorunu bir fırsat olarak görmek,aslında her şeyin bakış açımızda kilitlendiğinin bir göstergesidir.

Güzel ve olumlu bakıp biraz gayret gösterince her şey rayına oturuyor, sadece biraz sabır biraz merak ve biraz gayretle çok şeyin üstesinden gelebiliyor insanoğlu. Bir işi başarmak için gereken en önemli özellik; sabırla çalışmaya devam etmektir. Ampulü bulmak için binlerce deney yapan ve asla vazgeçmeyen en sabırlı ve üretken ilim adamlarından biri olan Edison, bu önemli gerçeği şu sözle ifade ediyor: DEHÂNIN %1’İ İLHAM, %99’U TERDİR…
HER SORUN BİR FIRSATTIR yazısına devam et

ESNEK DÜŞÜNMEK VE HAREKET ETMEK

Bazı fırtınalarda asırlık çınarlar devrilir, ancak çok esnek bir yapıya sahip olan palmiye ağacı devrilmez. Yine esnek bir yapıya sahip olan “toprak” üzerine atılan her tohuma yeşerme şansı verirken, kaskatı bir yapıya sahip olan mermer, üzerinde hiçbir canlıya hayat şansı tanımaz.

Esnek olmak, aslında hayata karşı olumlu, ılımlı bir tavır takınmaktır. Eğer işler yolunda gitmiyorsa ne kendimizi ne de başkalarını yargılamadan alternatifler üzerinde yoğunlaşmamızı sağlar. Esnek olmak, farklı bir bakış açısı kazandırır. Hedefe farklı yollardan da gidilebileceğini gösterir. Denizlerin her zaman fırtınalı olmadığını, sadece fırtınalı olduğu zamanlarda bir limana sığınmanın faydalı olacağını öğretir. Kesin ve değişmez kurallarla yaşamın sınırlanamayacağını gösterir.
ESNEK DÜŞÜNMEK VE HAREKET ETMEK yazısına devam et

BAŞARIYI ÖĞRENİN VE ÖĞRETİN

Yaşamımız da başımıza ne gelirse gelsin buna vereceğimiz yanıtı seçme kapasitesine yalnızca biz sahibiz. Her koşulda pozitif düşünme alışkanlığını geliştirirsek yaşam kalitemiz en yüksek düzeyine ulaşacaktır.Yaşamdaki tüm başarılar her gün, her dakika ve her saniye zihnimizde oluşan düşüncelerle gelişir ve anlam kazanır.

ABD’de çoğunlukla zencilerin yaşadığı çok fakir bir bölgede eğitimciler bir araştırma yaparlar ve bu araştırmanın sonucunu bir rapor haline getirirler. Ortaya ilginç bir rapor çıkar. Bu raporu inceleyen eğitimciler bu çocukların hayatlarının üzüntü ve sıkıntılarla geçeceğini bir çoğunun uyuşturucu kullanacağını ve bazılarının da hapishane ile tanışacağını tahmin ederler.

Bu rapora göre,bu çocukların hiçbiri saygın bir meslek sahibi olamayacaklar, topluma üretici olarak değil, tüketici olarak katılacaklardır. Rapor dosyalanarak bir kütüphaneye konur ve uzun yıllar bu raporla kimse ilgilenmez.

30 yıl sonra tez hazırlığı yapan bir psikoloji öğrencisi kütüphanenin tozlu rafları arasında bu raporu bulur.Raporda adı geçen kişilerin durumlarını araştırmaya karar verir. Araştırmaları sonucunda bunlardan birini bulur. Raporda yazıldığının tam aksine, statü aldığını ve saygın bir avukat olduğunu görür. Diğer arkadaşlarının durumunu soran araştırmacıya avukat tüm arkadaşlarının da başarılı birer insan olduğunu ve hepsinin statü atladığını söyler. Bunun nasıl gerçekleştiğini sorduğunda avukat olan kişi tüm arkadaşlarını bir araya getirebileceğini ve bu sorunun cevabını birlikte verebileceklerini söyler. Bir akşam yemeğinde tüm sınıf toplanır. Hepsi de başarılı ve kendilerine güvenen insanlardır. Başarılarının sebeplerini açıklarken hepsi bir noktada birleşirler. Çok sevdikleri bir öğretmendir onları bu başarıya hazırlayan !
BAŞARIYI ÖĞRENİN VE ÖĞRETİN yazısına devam et

Olumsuzlukları Kafanızdan Atın

Evet sevgili okuyucular, sizinle olan birlikteliğimize bugünden itibaren başlamış oluyoruz. Zaman zaman sizlere bu sayfadan  sesleneceğim. Kişisel Gelişim’e kulak vermeniz, bilinçli ve doğru  bir hedefi  yakalamanız açısından oldukça önemli.

Hiçbir başarıya çiçekli yollardan gidilmez. Başarıya giden yolda karşımıza bazı engellerin çıkması doğaldır. Kesinlikle “Ya başaramazsam” endişesi olmamalı. Önemli olan, bu engellerin nasıl aşılabileceğinin iyi bilinmesidir. Yoksa karşımıza bazı engeller çıkıyor diye gideceğimiz yoldan dönmemiz çözüm değildir.

Konu ile ilgili bir kıssa anlatalım;

Ali emekliliğine sadece iki yıl kalmış, küçük bir kasaba öğretmeniydi. Ayrıca bölge çapında düzenlenmiş personel geliştirme projesine gönüllü olarak katkıda bulunuyordu. Eğitim sürecinde öğrencilerin kendilerini iyi hissetmeleri ve yaşamlarının sorumluluğunu üstlenmeleri baz alınıyordu.  Alinin işi eğitim sürecine katılmak ve sunulan kavramları uygulamaya koymaktı. Proje yetkililerinden biri bir gün okula geldi ve sınıf ziyaretleri yapıp, uygulamaya hız kazandırmaktı. Görevli arka sıralardan birine oturup sınıfı izlemeye koyuldu.Bütün öğrenciler bir şeyler yazıp karalıyorlardı.  Görevlinin  dikkatini  çeken  bir şey  oldu. Yanında  oturan  on  yaşında  küçük  bir  kız  öğrenci  kağıdını  “Ben yapamam” cümleleriyle doldurmuştu.

“Futbol topunu kaleye gönderemem.”

“Üçlü sayılarla bölme işlemi yapamam.”

“ Arkadaşımın beni sevmesini sağlayamam.”
Olumsuzlukları Kafanızdan Atın yazısına devam et