Kategori arşivi: Din

Dini Konular

Hz.Musa a.s.

Musa aleyhisselâmın eceli yaklaşmıştı. Ey Musa, çoluk çocuğuna vedâ et emri geldi.Musa aleyhisselâm, emre uyarak, çoluk çocuğuna vedâ eyledi.

Küçük bir çocuğu vardı. Onu kucağına aldı ve kalbine, benden sonra bu küçüğün hâli ne olacak düşüncesi geldi.

Allah-u Teâlâ, ey Musa, deniz kenarına git buyurdu. Musa aleyhisselâm deniz kenarına gitti.

Ey Musa, asânı denize vur buyurdu. Denize vurdu. Deniz açıldı. Dibi göründü. Musa aleyhisselâm baktı. Bir taş gördü. Kaygan, yarığı, çatlağı olmayan, yekpare bir taş idi. Hz.Musa a.s. yazısına devam et

Tarihçeyi Hayattan tahliller

Risale-i Nur’u anlamıyorlar. Yahut anlamak istemiyorlar. Beni, skolastik bataklığı içinde saplanmış bir medrese hocası zannediyorlar. Ben, bütün müspet ilimlerle, asr-ı hazır fen ve felsefesiyle meşgul oldum. Bu hususta en derin meseleleri hallettim. Hattâ bu hususta da bazı eserler telif eyledim. Fakat ben öyle mantık oyunları bilmiyorum. Felsefe düzenbazlıklarına da kulak vermem. Ben, cemiyetin iç hayatını, mânevî varlığını, vicdan ve imanını terennüm ediyorum. Yalnız Kur’ân’ın tesis ettiği tevhid ve iman esası üzerinde işliyorum ki, İslâm cemiyetinin ana direği budur. Bu sarsıldığı gün, cemiyet yoktur. Tarihçeyi Hayattan tahliller yazısına devam et

Hacda %20 kontejanı 2014de uygulanacak

Yüzde 20 kontenjan uygulaması nedeniyle 2014 yılında yeni hac müracaatı alınmayacak.2007-2013 yılları arasında hac müracaatında bulunan ve 2013 yılı hac kurasına katılmasına rağmen hacca gidemeyen tüm hacı adaylarının kayıtları 2014 yılı için yenilenecek.

2007 yılından itibaren kesintisiz olarak kayıt yaptırıp kuraya girecek olan hacı adayları; hac konaklama türü tercihi ve adres değişikliklerine fırsat tanımak için 17-21 Şubat 2014 tarihleri arasında il ve ilçe müftülüklerine müracaat ederek işlemlerini yaptırabilecekler. 2007 yılında kayıt yaptırıp, müteakip yıllarda da yanına mahrem ve yakınını almak sureti ile birliktelik yaparak kayıt yeniletenlerden bağlantılarından ayrılmak isteyenler, 2014 yılı hac kurasına katılmak üzere 17-21 Şubat 2014 tarihleri arasında il ve ilçe müftülüklerine müracaat ederek kayıt işlemlerini yaptıracaklar. Hacda %20 kontejanı 2014de uygulanacak yazısına devam et

Şehadet ayı Şubat

ŞEHADET

Hasan El-Benna’dan İskilipli Atıf Hoca’ya, Metin Yüksel’den Malcolm X’e, Abbas Musavi’den Zelimhan Yandarbiyev’e kadar birçok sembol ismin Şubat ayında şehit edilmesi nedeniyle “Şubat ayı şehadet ayı” olarak tanımlanıyor. Bu ayda birçok şehidimiz için yurdun dört bir yanında dualar ve anma programları tertip ediliyor ve birçok kişi bu tür programlara teşrif ediyor.
Şehadet ayı Şubat yazısına devam et

İstanbul 1453 de Şerefine Kavuştu

Nakşibendî yolunun büyüklerinden Hâce Ubeydullah Ahrar k.s. hazretlerinin Orta Asya’dan tayy-i mekân ile (bir anda uzun mesafe kat ederek) İstanbul’un fethine iştirak ettiği anlatılır. Bu olayın farklı yerlerden şahitleri vardır: Torununun oğlu Hâce Muhammed Kâsım k.s. anlatıyor:“Ubeydullah Ahrar hazretleri, Perşembe günü öğleden sonra aniden atının hazırlanmasını emretti. Atına binip süratle Semerkand’dan dışarı çıktı. İstanbul 1453 de Şerefine Kavuştu yazısına devam et

Risale-i Nur’da büyük tahrifat

Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretleri’nin yolunu takip ettiklerini öne süren grupların, Üstad’ın vasiyetini çiğneyerek Risalelerden binlerce kelime çıkardıkları görülüyor. Konjonktüre göre hareket eden grupların çıkardığı kelimelerin genelde ümmet, şeriat, Kemalist rejim, Kürtler, Batı medeniyeti ve münafıklık meseleleriyle ilgili olması dikkat çekiyor. Risalelerde gelişigüzel ekleme ve çıkarmalar yapan gruplara ait yayınevlerinin baskılarında bile çelişki bulunuyor.

KÜRT KELİMESİNİN KARŞILIĞI HAMALMIŞ!

İşte Risale-i Nur’larda yapılan o tahrifatlardan bazı çarpıcı örnekler:
Risale-i Nur’da büyük tahrifat yazısına devam et

Kazılar savaştan daha fazla zarar veriyor

Mescid-i Aksa'nın gerçek yeri

Kudüs’teki Mescid-i Aksa Müdürü Nacih Bekirat, İsrail’in Mescid-i Aksa’nın altında yürüttüğü kazıların füze ve tanklarla açılan savaştan daha tehlikeli bir durum arz ettiğini söyledi. Bekirat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail’in Aksa’ya yönelik sistemli bir savaş yürüttüğüne dikkati çekerek “İsrail’in Aksa’ya yönelik ihlalleri 47 yıldır devam ediyor. İsrail yönetimi burada, Aksa’nın temellerinin olduğu bölgeye ulaşmayı, çökmelerin yaşandığı binalardaki halkın tahliyesini ve son olarak bu topraklara el koymayı hedefliyor. Bu kazılar, tank ve füzelerle açılan savaştan daha tehlikeli bir durum arz ediyor” dedi. İsrail’in açtığı tünellerin bazı yerlerde bir kilometreyi bulduğunu ifade eden Bekirat, “Kazılar kentin güneyindeki Silvan bölgesine kadar ulaştı. İsrail bu kazılarla kentin, Müslüman kimliğini değiştirmeyi amaçlıyor” diye konuştu. Bekirat, İsrail’in Aksa’ya alttan ulaşıp onu yıkmak ve üzerinde de Süleyman Mabedi’ni inşa etmek için güvenli koridorlar aradığını öne sürdü. İsrail yönetimi, Mecsid-i Aksa’nın altında Süleyman mabedini arama gerekçesiyle yaptığı arkeolojik kazıları sürdürüyor. Filistinliler, İsrail’i yerleşim faaliyetleri ve kazı çalışmalarıyla Kudüs’ün tarihi kimliğini değiştirmeye çalışmakla suçluyor.

AA

Asr-ı Saadet’te Ticaret ve Tüccar Sahabîler

Siyer Yayınları’ndan çıkan kitap 230 sayfadan oluşuyor. Derin bir araştırmanın mahsulü olduğu her halinden belli olan kitap, Giriş ve Sonsöz dışında, dört ana bölümden oluşyor. Asr-ı Saadet’te Ticaret ve Tüccar Sahabîler yazısına devam et

Türkiye’de ki camiler

Diyanet İşleri Başkanlığı istatistiklerine göre, Türkiye’de 84 bin 684 cami bulunurken, İstanbul 3 bin 190 cami sayısıyla en çok caminin bulunduğu il oldu.
<

EN ÇOK/EN AZ CAMİ OLAN 3 ŞEHİR

İstanbul’u 3 bin 87 ile Konya, 2 bin 875 ile Ankara takip etti. Tunceli 120, Yalova 155 ve Kilis ise 213 cami sayısıyla en az cami bulunan iller oldu.
Türkiye’de ki camiler yazısına devam et

Asr-ı Saadette Çoçuk olmak veya Ahir Zaman da Hain olmak.

Dursun Ali Erzincanlının çok güzel sözler ile bir ara getirdiği ve her dinlediğimde, sanki o günlerde yaşıyor hissini veren güzel şiir.  Şimdi diyeceksiniz ki başlık ne alaka. Evet ne alaka değil mi.? 14 Ocak da şahin(!) adında bir adamın yazdıklarında okuduğum da ahir zaman fitnelerinin ne kadar çoğaldığını bi daha gördüm. Arsızlık o kadar ki vatanını  beş kuruşa satabiliyor. Evet yapabilir ama bunu Müslüman gazetesi diye bildiğimiz bir yerden yapması ise sanırım en çok bize dokunan tarafı.

Yazılacak fazlaca birşey yok. Yine bir AF çekip diyelim ki “Şefkat ve merhamet nazarıyla dolmak Veya Asr-ı Saadette çocuk olmak ”
Asr-ı Saadette Çoçuk olmak veya Ahir Zaman da Hain olmak. yazısına devam et

İslam ile tanışmak.

“HAYATIMDA HİÇ YAŞAMADIĞIM BİR DUYGU”

“Yıllar önce bir turneye gidiyoruz. Sabaha karşı otobüste uyuyorum. İçimden bir sıcak su aktı. Uyandım nerede olduğumuzu sordum. Konya’da olduğumuzu söylediler. Hayatımda böyle bir duyguyu hiç yaşamamıştım. Ne olduysa ondan sonra oldu. Sonra ben bu rüyanın peşine düştüm. Mevlana’nın ne olduğunu ve ne hizmette bulunduğunu araştırmaya itti bu rüya beni. Okuyorum ama daha yolun başındayım.”
İslam ile tanışmak. yazısına devam et

Mevlid Kandili

Adı güzel Kendi Güzel alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Muhammed S.A.V. doğum günü. Bütün alemler’e gelmiş olan ve tek kurtuluşumuz olan bu Mübarek insanın doğum gününü canı yürekten kutlamak biz inananlara düşen görevimizdir. Peygamber efendimiz Hicri takviminin 571.yılının Rebiü’l-evvel ayının 12.gecesi bir Pazartesi gecesi Dünyayı şereflendirmiştir (Milâdî takvime göre ise bu, Nisan ayının 20.gününe denk gelmektedir). Bu mübarek geceyede Mevlid Kandili denilmektedir.

Bu gecenin önemini izah etmek gerekirse. Biz inanlar kuşkusuz ki Kitabımız Kuran-î Kerime canı yürekten inanmış. Allah’a, bizi yaklaştıracak güzelliklere varmak için elimizden gelenleri yapmaktayız. Bu Yüce dine inandığımıza göre bu dinin oluş sebebine çok büyük saygı duymaktayız. Kadir gecesi bildiğiniz gibi 1000 aydan daha hayırlı bir gündür. Böyle bir günün olması için yani Kuran-î Kerimin inmesi için, öncelikle Peygamber Efendimizin doğması lazım. Ve bugun onun, o mübarek insanın doğduğu gündür. Devamı

EFENDİMİZ (s.a.v) ADINA KURBAN KESMEK

Sahn-ı Semân’da yaptığımız 6 Ekim tarihli seminerin soru-cevap kısmında, Efendimiz (s.a.v) adına kurban kesmenin caiz olup olmadığı şeklinde bir soruya muhatap oldum. Doğrusu –orada da söylediğim gibi– bu, ilk defa duyduğum birşeydi. Günümüzde “Efendimiz (s.a.v) adına sen de bir kurban kes” diyerek insanlardan kurban parası toplayanlar bulunduğuna da böylece muttali olduk!
EFENDİMİZ (s.a.v) ADINA KURBAN KESMEK yazısına devam et

Mekke’nin soylu delikanlısı Musab b. Umeyr


“Ashabım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız selamete kavuşursunuz.” buyuruyor Peygamber Efendimiz. Kendine yol, yordam gösterecek rehber arayanlar için en açık adresi bizlere peygamber efendimiz veriyor. Yaşanan çağ ve çağın gerektirdikleri, insanın çıkmazdaki çırpınışı ve kendine sürekli bir ışık araması en sık yaşanan modern zaman sorunlarının başında geliyor. Kendi başına buyruk olmak, yolunu çizerken ulaşacağı menzili düşünmeden yollara düşmek ne yazık ki sonunda kalabalıkların ortasında kimliğini bulamamış bireylerin çoğalmasından başka bir şeye yaramıyor.
Mekke’nin soylu delikanlısı Musab b. Umeyr yazısına devam et