İmanınızı test edin!

Ey iman edenler! İman edin! İmanınızı test edin!

Kur’an’da, seksen sekiz yerde “Ey iman edenler!” (Ya Eyyühellezine âmeû) ifadesi yer alıyor. Bu, bir medih/övgü hitabıdır. Rivayet edildiğine göre inananlara Tevratta “Ey miskinler!” şeklinde geliyordu hitap. Kur’ân’a gönül verenler ise, ey iman edenler hitabıyla, şereflendi ve bu ifadeyle imanda sabit ve daim olmaya, imanın gereklerini yapmaya tahrik ve teşvik edildiler.[1] Bu ifadeyle başlayan ayetler mü’minlere çok önemli hükümleri bildiriyor. Onların iman sahipleri olduğuna dikkat çekerek, imanın gereğini yerine getirmeye ve imanı korumaya çağırıyor. Bu ifadeyle Yüce Allah, inanan kullarını doğrudan muhatap alıyor ve onların imanlarını harekete geçiriyor. İbn Mesûd, bu ifade ile ilgili olarak şunları söyler:“Yüce Allah’ın ‘Ey iman edenler’ çağrısını duyduğun zaman kulaklarını aç ve can kulağıyla onu dinle. Çünkü bu çağrıdan sonra O, ya hayırlı bir işi sana emrediyordur, ya da seni kötü bir şeyden sakındırıyordur. “[2] İmanınızı test edin! yazısına devam et

İnternette dine hakarete dava açıldı

‘Din saçmalığı’ başlıklı yazılarında, ‘Allah inancını’ aşağıladığı belirtilen A.M.S. hakkında açılan davayı mahkeme kabul etti. Savcı, iddianamesinde AİHM’nin ‘Otto-Preminger Institut’ kararını hatırlattı. Söz konusu davada dinî öğretileri aşağılamak suç sayılmıştı.

Bir internet sitesinin yazarı A.M.S’ye yazısında dinî değerleri aşağılayan ifadeler kullandığı için hakaret davası açıldı. Bir kişinin şikâyeti üzerine konuyla ilgili soruşturma başlatan İstanbul Basın Savcısı Nurten Altınok’un hazırladığı iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) ‘Otto-Preminger Institut (OPI)’ davasını örnek gösteren Savcı Altınok, A.M.S’nin düşünce özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aştığını belirtti. Müslümanların ibadetlerini ve kâinatı Allah’ın yarattığına ilişkin inançlarını aşağıladığını vurguladı.
İnternette dine hakarete dava açıldı yazısına devam et

Televizyon ruh sağlığını bozuyor!

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Osman Vırıt, “Televizyon olumlu şekilde kullanılırsa toplum için çok faydalı bir iletişim aracı olabilir ancak uygun kullanılmazsa insanın ruh sağlığını bozacak bir etken haline gelir” dedi.

Doç. Dr. Vırıt, yaptığı açıklamada, televizyonun toplum üzerinde önemli etkiye sahip olduğunu, boş zamanları değerlendirme biçiminden düşünme ve hissetme biçimine, aile içi ve toplumsal ilişkilerin şekline kaar hayatın her alanında oldukça etkili olduğunu belirtti.

Televizyonun insanın hayatını monotonlaştırdığına, duygusal ve sosyal yaşantısını kısıtladığına dikkati çeken Vırıt, şunları kaydetti:
“İnternet hızla hayatımızda yaygınlaşmasına rağmen televizyon halen toplumumuzda en sık kullanılan medya unsurudur. Televizyon hayatımızın neredeyse hemen her alanına girmiş durumda. Bizim kontrolümüz dışında televizyonun hayatımızın içinde olması önemli riskleri de beraberinde getiriyor. Sizin düşüncenizi, duygusallığınızı, çocuğunuzun ruhsal durumunu etkileyebilme potansiyeline sahip bir araz, sizin kontrolünüz dışında hayatınızın içinde yer alıyor. Maalesef günümüzde televizyon kanallarında her türlü olumsuz etkiye sahip yayınlar mevcut. Şiddet, cinsellik, bilgi kirliliği, abartılı veya çarpıtılmış bilgi, bilgi vermekten ziyade insanın duygusallığına hitap eden haberler mevcut. İnsanar sürekli olarak verilen bu telkinlere maruz kalıyor. İnsanlar televizyon vasıtasıyla sunulan bir olayın veya bir bilginin sadece verilen tarafını görüyor, bütünlüğünü görebilme imkanına sahip değildir. Bütün bu olumsuzluklar insanların ruh sağlığını, düşünme biçimini, tercihlerini etkiliyor. Televizyon olumlu şekilde kullanılırsa toplum için çok faydalı bir iletişim aracı olabilir, ancak uygun kullanılmazsa insanın ruh sağlığını bozacak bir etken haline gelir.”
İnsanların televizyonu izlerken seçici olması, kendilerine faydalı olabilecek yayınları izlemesi gerektiğini kaydeden Vırıt, Türkiye’de sorumlu medya yayıncılığı bilincinin yerleştirilmesi gerektiğine işaret etti.

Yeni Akit

Alaaddin BAŞAR:Namaz kılan ve kılmayan kişinin halleri

Namaz kılmayan kişi günlük meşgalelerin, problemlerin, kavgaların içinde kendinden habersiz bir hayat yaşar; kul olduğunu, ahiret yolcusu olduğunu ve bu dünyada misafir olarak bulunduğunu adeta unutur. Bir başarı gösterdi mi büyüklenmeye başlar. Herkesin kendisinden söz etmesini ister; onu övmelerini, ona hürmet etmelerini bekler. Mükemmel bir kişiliğe sahip olduğuna inanır, noksanlıkları yanına yaklaştırmak istemez.

Namaz kılan kişiye gelince, o namaza niyet ederken ‘Allah rızası’ için ifadesini kullanır. Böylece, gerçek şerefin insanların beğenmesi, övmesi değil “Allah’ın rızası” olduğunu öncelikle hatırlamış olur. Namaza tekbirle başlar. ‘En büyük, mutlak büyük, akılların idrak edemeyeceği, hayallerin ulaşamayacağı kadar büyük” ancak Allah’tır,’ der. İnsanlar arasında büyüklenme tehlikesinden kurtulur. Sonra Fatiha suresini okur. Bu surenin ilk ayetinde, “bütün hamdin, yani bütün medih ve senaların ancak Allah’a mahsus olduğu” beyan edilir.
Alaaddin BAŞAR:Namaz kılan ve kılmayan kişinin halleri yazısına devam et

‘Son Menderes’in son röportajı

Aksiyon dergisi, bu haftaki sayısında merhum başbakanlardan Adnan Menderes’in geçtiğimiz Cuma günü vefat eden en küçük çocuğu Aydın Menderes’le yapılan son röportajı kapağına taşıdı.

Gazeteci İdris Gürsoy’un 27 Mayıs darbesi ve güncel siyasi gelişmelerle ilgili sorularını cevaplandıran siyasetteki son Menderes soyadını taşıyan Aydın Menderes, babası Adnan Menderes’in neden cuntacıların üzerine gidemediğini anlattı. “Hainler vardı, çevresi kuşatılmıştı, yalnız ve çaresizdi.” diyen oğul Menderes, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tarihten ders çıkarıp Ergenekon ve Balyoz davalarının arkasında durmasının son derece önemli olduğuna dikkat çekti.

Babası için “Menderes yalnızdı.” ifadesini kullanan Aydın Menderes’e göre o günkü şartlar içinde Emniyet içindeki bazı DP’ye bağlı görevlilerle cuntanın peşine düşüp bunları açığa çıkarmak kolay değildi. Başbakan Menderes, kimseyle paylaşmasa da bunu biliyordu. Sonuç alamayacağına inandığı bir yola girip vakit kaybetmektense, geceli gündüzlü bir çaba ile ülkenin kalkınmasına kendini adadı.

Oğul Menderes, İsmet İnönü’nün seçimi istemediği ve DP’yi silmek için tek yol olarak gördüğü darbe için zemin hazırladığını da ifade etti. Aydın Menderes, gazeteci Gürsoy’un sorularını şu şekilde cevapladı:

-Adnan Menderes’i darbe planları ile ilgili bilgi gelmedi mi? Çevresi onu yanıltmış olabilir mi?

-Merhum Adnan Menderes’in etrafının kuşatıldığı ihtimal dâhilindedir. En azından CHP’ye sürekli istihbarat gitmiştir. Merhum Adnan Menderes’in ise gizli saklı bir işi olmadığı için bu tür bir olayın üzerinde durmamıştır. Etrafını kuşatanların merhum Menderes’e gidecek ihtilal ihbarlarını engellediklerini mümkün görmüyorum. Esasen merhum Adnan Menderes iktidarın ilk yıllarından itibaren ve özellikle de 1960 yılının ilk beş ayında CHP’nin ve İsmet Paşa’nın niyetinin bir askeri müdahaleye yol açmak olduğunu açıkça söylemiştir. Hem de bunu her vesileyle ve tekrar tekrar ifade etmiştir. Bunu söyleyen rahmetli Adnan Menderes’in bu sözleri dönemin gazetelerinde bol miktarda mevcuttur. İsmet Paşa’nın ihtilal hazırladığını söyleyen Adnan Menderes’e herhangi bir darbe ihbarını gidip gitmemesi bence o kadar önemli değildir. Kaldı ki İsmet Paşa’yı ihtilal ortamı oluşturmakla sürekli olarak itham eden merhum Adnan Menderes, hiçbir ihbar olmadan da askerle CHP arasındaki ilişkileri resen tahkik ettirebilirdi. Kaldı ki 27 Mayıs’ın arefesi dahil pek çok kişi askerin bir hazırlık içerisinde olduğunu -isimlendiremeseler de- merhum Adnan Menderes’e iletmişlerdir.

-Savunma bakanları ile yaşadığı problem hataya düşürmüş olabilir mi?

-Şemi Ergin haindir. 9 subay hadisesinin üzerine görevinden alınmıştır. Merhum Adnan Menderes bu bakanlığa en yakını saydığı Ethem Menderes’i getirmiştir. Lakin Ethem Menderes de Şemi Ergin’den farklı bir yol izlememiştir.

-Peki Menderes bu iddiaların üzerine neden gitmedi?

-Merhum Adnan Menderes’in bu tür söylentilerin peşine düşmemesinin sebebi şudur: O günlerde Demokrat Parti hükümeti Türkiye’de merhumun kendi tabiriyle ‘Hummalı bir kalkınma inşa ve imar faaliyeti’ yürütüyordu. Merhum Menderes on yıllık Başbakanlığını buna adamıştı. Kendisi eğer asker meselesine bir kere dalarsa bir daha çıkamayacağı bir bataklığa düşmüş olmaktan çekiniyordu. Böylece ülkenin işlevi takipsiz kalmaya başlayacak hükümet varıyla yoğuyla askerle uğraşmaya vakit ayıracaktı. Merhum Adnan Menderes bu düşüncesinde son derecede haklıdır.

(…)

-Derslerin yeterince çıkarıldığına inanıyor musunuz?

-Bugünkü AK Parti iktidarının cesaretle asker içindeki illegal her türlü oluşumun üstüne gitmesi, Ergenekon ve Balyoz adıyla anılan davaların açılmış olması son derecede önemli bir gelişmedir. Gereken dersi çıkartıp uygulamak AK Parti iktidarına nasip olmuştur. Elbette ki bunun bu kadar gecikmiş olmasının çeşitli sebepleri vardır. Ancak bu ayrı bir konuyu teşkil edecektir. Söz konusu adımların atılmış olması ne kadar önemli ise de sadece bunlarla askerin artık darbe yapamasa da siyasete müdahalesinin bütün yollarını ve ihtimallerini kapatacağını farz etmek ciddi bir eksiklik olur. (…) ”

Çarpıcı değerlendirmelere yer veriler röportajın tamamına Aksiyon dergisinin son sayısından ulaşılabilir.

(CİHAN)

Fransa’ya Ayasofya’yı açarak cevap verelim

Fransa’ya gösterilecek tepkiler içinde en en orijinali Ayasofya Camiini ibadete açma önerisi oldu. Yeni Akit yazarı F. Burak Karen “Fransız’a atılacak en dehşet tokat Ayasofya’yı açmaktır” dedi.

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının hem bir iç hesaplaşmayı hem de uluslararası bir hesaplaşmayı barındırdığını belirten Karen, Avrupa’nın örtülü hafızasında “kilise” olarak kayıtlı olan, halen hukuken cami, fiilen müze durumunda olan, manasından tecerrüt etmiş bir taş ve sütun yığını halinde olan Ayasofya ibadete açılmalıdır. Allah tarafından mühürlenmiş kalplerin mühürlediği Ayasofya açılmalıdır. Hem de öylesine açılmalı ki, halkın özlemleri, hasretleri ve beklentileri, kaybedilen bütün manalar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlamalıdır şekline yazdı.

Karen yazısını şöyle sürdürdü: Fransa’ya Ayasofya’yı açarak cevap verelim yazısına devam et

Menderes’i ikaz edip Said Nursi’yi gösterdik

Son Şahitler’den Hamza Emek anlatıyor:

Menderes Emirdağ’a ikindiden sonra geldi. Üstü açık bir pikap üzerindeydi. Menderes’in yanında ben, Afyon milletvekili adayı Orhan Bey ve daha bazı arkadaşlar vardı. Tam Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi’nın evinin önünden geçerken ben Orhan Beyi, o da Menderes’i ikaz ederek pencerede bulunan Üstadı gösterdik.

Adnan Menderes dönüp tekrar tekrar Üstadı selâmladı. Üstad da kendisine iki eliyle selâm ediyordu. Tâ Üstadın evi gözden kayboluncaya kadar Menderes devamlı Üstada selâm verdi.

(Son Şahitler)

Araplar Fransa’ya karşı Türkiye’nin yanında

Şeyh Yusuf El Kardavi verdiği vaazda, “Fransa’ya karşı Türkiye’nin yanındayız” dedi
Arap dünyasının etkili din adamlarından Şeyh Yusuf El Kardavi verdiği vaazda, “Ermeni iddialarının reddini suç sayan yasayı kabul eden Fransa’ya karşı Türkiye’nin yanındayız” dedi.

Şeyh Yusuf El Kardavi, Katar’ın en büyük camisi İmam Muhammed Bin Abdulvahab camisinde verdiği vaazın büyük bir bölümünü, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddini suç sayan yasa teklifini kabul eden Fransa’ya ayırdı. Kardavi, “Fransa’nın kararını şiddetle kınıyoruz” diyen Kardavi, tüm Müslümanları Türkiye’ye destek vermeye çağırdı.

Kardavi, “Fransa’nın kabul ettiği yasa Türkiye’ye büyük bir hakarettir. Bu yasa şanlı Osmanlı tarihine atılan bir iftiradır. Bu kararı alan Fransa’yı şiddetle kınıyoruz. Türkiye’nin yanındayız” ifadelerine yer verdi.

RotaHaber

YÖK’ten Zaza, Kurmanc ve Arap Dili Edebiyatı’na onay

Tunceli Üniversitesi’nin edebiyat fakültesi bünyesinde kurmak istediği doğu dilleri ve edebiyatı bölümü ile bu bölüme bağlı zaza dili ve edebiyatı, kurmanc dili ve edebiyatı, Arap dili ve edebiyatı anabilim dalları açma talebi YÖK tarafından kabul edildi.
Tunceli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Durmuş Boztuğ, YÖK’ün onayının Cumhuriyet tarihinde bir milat olduğunu belirterek, “Her anabilim dalına en az 3 doktoralı öğretim üyesi bulmamız halinde önümüzdeki yıl her anabilim dalı için 50’şer gündüzlü 50’şer de geceli öğrenci almayı teklif edeceğiz. Bu 4 yıllık anabilim dallarından mezun olan öğrencilerimiz tıpkı diğer fakültelerden mezun olan öğrencilerle aynı statüde olacak.” dedi.
YÖK’ten Zaza, Kurmanc ve Arap Dili Edebiyatı’na onay yazısına devam et

Arınç: Kürtlerin tüm haklarını tanıyacağız

TBMM Genel Kurulu’nda, 2012 Merkezi Yönetim Bütçe Yasa Tasarısı’nın tümü üzerine görüşmeler gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in yönettiği oturumda hükümet adına bir konuşma yapan Arınç, bugünkü bütçe görüşmelerinin üslup ve içerik açısından çok düzeyli olduğunu belirterek, tüm parti sözcülerine teşekkür etti.

Bütçe görüşmelerinin Türkiye’de siyasetin toplam kalitesini göstermesi bakımından önemli olduğunu ifade eden Arınç, “Milletin kürsüsünde söylediğiniz her söz ve eylem milletimiz tarafından kaydediliyor. Bizler de milletimizin üslubuna, rızasına uygun siyaset yapmaya mecburuz” dedi. Arınç, şunları söyledi:
“Hiçbirimiz doğuştan masum imtiyazlı değiliz hatadan yanlıştan münehhiz değiliz. Her sözümüzden sorumluyuz. Bu sorumlulukla siyaset yapmak durumundayız. Bu sorumluluk duygusuyla diyoruz ki siyaset şeklimiz ve üslubumuz de milletten bağımsız olamaz. Hepimiz bu milletin evlatlarıyız. 74 milyon vatandaşımızın emanetini taşıyoruz. Bizim kumaşımı, mayamız, özümüz bir. Farklılıklarımızı birlik içinde eriterek millet olduk. Bir arada aşama tecrübesi olmayan bir millet değiliz. Yüzyıllarca bu topraklarda birbirimizin hukukunu koruduk ve Allah’ın izniyle de korumaya devam edeceğiz”
Arınç: Kürtlerin tüm haklarını tanıyacağız yazısına devam et

pod2gden Jailbreak haberleri

Jailbreak ile uğraşan pod2g hem 4S için hemde diğer modeller için Jailbreak araçlarının test aşamasında çok yol alındığını söyledi.

Iphone 4, 4S, Ipod Touch, Ipad de yapılan testlerin sona geldiği yazılmakta. Ipad II için ise bazı sorunların olduğu ve henüz bir netice alınmadığı yazılmakta. Yılbaşına kadar Untethered versiyonunun yılbaşına kadar hazır olmasına kesin gözü ile bakılıyor.

ios 5.0.1’i RedSn0w 0.9.9b9b ile Semi-Untethered Jailbreak yapma

Untethered versiyonun Yılbaşına kadar çıkmasını beklediğimiz jailbreak araçları tethered versiyonunu yayınladı. Bu versiyon da ios 5.0.1 Jailbreak yapabilirsiniz. Daha sonra Cydiadan semi-untethered yapamasını yükleyebilirsiniz

Cydia kısmında aşağıda ki Repoyu yükledikten sonra SemiTether isimli programcığı yüklemeniz tavsiye ediliyor. Henüz denemediğim için hangi hataları düzelttiği ile ilgili yorum yapamıyorum.

http://thebigboss.org/semitether

Mac
Windows

Nikon D800

Nikonrumors.com sitesinin haberine göre firmanın yeni modeli D800’ün diğer detayları da neredeyse kesinleşti. Hatta site o kadar kendinden eminki açıkladığı bilgilerin yüzde 99 doğru olduğunu da belirtmeyi ihmal etmiyor.

Daha önce de Nikon D800 ile ilgili olası bazı özellikler ortaya çıkmıştı. Yeni bilgiler ise artık bunların neredeyse kesinleştiğini gösteriyor. Buna göre firmanın yeni dijital SLR modeli D800, 36 Megapiksel çözünürlüğe sahip olacak (7360×49125 piksel).
Nikon D800 yazısına devam et

Dini sembol olan evin reytingi sistem dışı

Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu, mevcut reyting sistemi için, “böyle bir sistem dünyada yok, başlı başına kuşku uyandıran bir sistem” dedi

TRT 1’de yayınlanan “Enine Boyuna” programında konuşulan konulardan biri de gündemdeki reyting tartışmaları oldu. Karaalioğlu konuyla ilgili dikkat çekici açıklamalar yaptı.

Reyting sistemini eleştiren Karaalioğlu, dekoder konulacak yerlerin seçimiyle ilgili, “evinde dinî sembol olan bir yere dekoder koymuyor adam, neden, işte o başka bir ideoloji, başka bir kanal izler diye” dedi. Karaailoğlu, reyting ölçümünün belirli bir denek tipi sistemiyle ölçüldüğünü belirtti.

SamanyoluHaber