Barcelona’da “Galaxy Note 10.1” günü

Yeni akıllı cihazını 10 inç boyutuna çıkaran Samsung, Android 4.0 Ice Cream Sandwich işletim sistemi ile çalışan Galaxy Note 10.1’de S-Pen kalemi kullanıldığını belirtti.
Otomobil firması Ford’, B-Max adlı aracında ses kumandalı telefon etme ve mesaj okuma sistemini tanıttı.

İnternet üzerinden telefon görüşmesi yapılmasını sağlayan Skype firması da, Windows Phone cep telefonu yazılım sistemine uyumlu yeni bir versiyonunu deneme amacıyla medyanın karşısına çıkardı.

İşte 41 megapiksellik cep telefonu

Mobil Dünya Kongresi’nin ilk gününde, çok uluslu Finlandiya şirketi Nokia, ”Nokia 808 PureView” adıyla 41 megapiksel çözünürlü yeni bir cep telefonu tanıttı. 8 megapiksel çözünürlü video çekimi yapma özelliği de bulunan cep telenonu için ”cep telefonlarının görüntüsünde bir devrim” tanımı yapılırken, mayıs ayı sonunda piyasaya sürülmesi öngörülen Nokia 808 PureView’in fiyatının yaklaşık 450 avro olacağı açıklandı. İşte 41 megapiksellik cep telefonu yazısına devam et

Plastik bardağın ölümcül zararı

Plastik bardaklarda tüketilen çay ve kahve gibi içeceklerin erkeklerde kısırlığa neden olduğu açıklandı.

Çay-kahve keyfiniz kabusa dönüşmesin. Prof. Dr. Selma Çivi, kahve ve çay gibi sıcak içecekler için kullanılan plastikten üretilen bardakların, kanserojen bir madde olarak bilinen benzenden üretildiğini ve bu bardakların özellikle erkeklerdeki testosteron hormonunu etkileyerek, erkeklerde kısırlık ve güçsüzlüğe neden olduğunu söyledi.

Konya Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Selma Çivi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ABD’de yapılan bir araştırmada, plastik ürünlerini fazla kullananlarda, özellikle karaciğer enzimlerinin yükseldiğinin, karın yağlanmasının arttığının tespit edildiğini söyledi.
Plastik bardağın ölümcül zararı yazısına devam et

Kimsenin yapmadığını Türkiye yaptı

İngiltere’nin başkenti Londra Uluslararası Somali konferansına ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, İngiliz yayın kurumu BBC, Türkiye’nin Somali’ye hiçbir ülkenin yapamadığı yardımı yaptığını ve Türk yardımının “katalizör etkisi” yarattığını bildirdi.

BBC’nin Afrika muhabiri Andrew Harding’in kaleme aldığı ve yayın kurumunun internet sitesinde yer alan yazı, “Somali yardım edilmesi zor bir yer olarak bilinmeye devam ediyor” ifadesiyle başlıyor.
Kimsenin yapmadığını Türkiye yaptı yazısına devam et

‘Nomofobia’ bu hale getirebilir

Cep telefonları için güvenlik yazılımları üreten SecureEnvoy adlı İngiliz şirketinin yaptığı bir araştırma, insanların cep telefonlarının yanında bulunmama korkusuyla yaşadıklarını gösterdi. Bin kişinin katıldığı ankete göre, cep telefonu kullanıcılarının yüzde 66’sı, “cep telefonlarını kaybettikleri, evde unuttukları veya telefonlarının sinyal alması için bir baz istasyonunun yeterince yakınında olmadıkları endişesi” yaşıyor.

Anket, akıllı telefonlarının giderek yayıldığı son dört yıl içinde, nomofobia’nın yüzde 13 artış gösterdiğini ortaya koydu.

KADINLAR DAHA ENDİŞELİ
Araştırma, nomofobia oranının kadınlarda yüzde 70, erkeklerde ise yüzde yüzde 61 olduğunu gösterdi. SecurEnvoy’un teknoloji şefi Andy Kemshall, dört yıl önce nomofobia mağduru erkeklerin daha fazla olduğunu ancak şimdi durumun tersine döndüğünü söyledi. ‘Nomofobia’ bu hale getirebilir yazısına devam et

İngilizce, Türkçe ve Kürtçe

İngilizce eğitiminin tam bir fiyasko olduğunu TEPAV’ın araştırması gösteriyor. Ekonomik büyüklük olarak ilk 20’ye giren Türkiye’nin, İngilizce eğitiminde değerlendirmeye dâhil edilen 44 ülke arasında 43. olması, tersinden okunduğunda büyük bir başarı.

Durumun hepimiz farkındayız. Yüzlere hatta binlere varan ders saatlerinde, hazırlık sınıflarında çocuklara İngilizce dersi veriyoruz. O kadar uzun bir dil eğitiminden sonra gençleri basit bir İngilizce cümleyi kullanamayacak durumda tutabilmek, başarılması zor bir sonuç olmalı. Sizce eğitim sistemimiz bu işi nasıl başarabiliyor?

İngilizce dersleri ve hazırlık sınıfları bütünüyle kaldırılsa, dil eğitimi ihtiyarî hale getirilse dil bilen gençlerin oranı birkaç kat artabilir.
İngilizce, Türkçe ve Kürtçe yazısına devam et

Ölümden Sonra nasıl dirileceğiz diyenler

Sibirya’da binlerce yıllık donmuş topraklarda bulunan bir sincap yuvasından çıkan hazine araştırmacıları şaşırttı. Kolima Nehri kıyılarında 40 metre derinlikte bulunan yuvada sincapların depoladıkları meyve ve tohumlardan kalanlar yeşertildi. 31 bin yıl öncesinden kalma donmuş hücrelerin laboratuarda buzu çözdürülüp büyütülmesi başarıldı. Ortaya beyaz yapraklı, güçlü ve tohum verebilen bir tür karanfil çıktı.
Ölümden Sonra nasıl dirileceğiz diyenler yazısına devam et

Iphone 4s ile birlikte Yeni Gevey Ultra S kullanılabilecek.

Yurt dışında aldığınız ve Factory Simlock olan Iphone 4s telefonlarınızı Gevey ile artık kullanabilme imkanınız var. iOS 5.0 & 5.0.1 Baseband 1.0.11, 1.0.13 ve 1.0.14 ile çalışmaktadır. Gevey nasıl kullanacağınızı buradan öğrenebilirsiniz. Türkiye de satışa sunulduğu hakkında herhangi bir kaynak görmedim ama çok yakında olur. Yurt dışında ki fiyatı 55 dolar olarak yazmakta. Yurtdışında ki satış adresine buradan ulaşmanız mümkün

Avusturya’dan ilginç teklif: Yunanistan boş adaları Türkiye’ye satsın

Avusturya Ticaret Odası Başkanı Christoph Leitl, Profil dergisine verdiği mülakatta çok tartışılacak sözlere imza attı. Leitl, krizdeki Yunanistan’ın ücra ve kimsenin oturmadığı adalarını Türkiye’ye satmasını önerdi. Mülakatta Yunanistan’a yönelik her yardım paketinin tüm Avrupa’daki Yunanistan karşıtlığını artırdığını ifade eden Leitl, yardıma ihtiyacı olan bu ülkenin sembolik olarak böyle bir adım atabileceğini söyledi. Avusturya’dan ilginç teklif: Yunanistan boş adaları Türkiye’ye satsın yazısına devam et

Kur`an ve Psikiyatri

Psikiyatri son zamanların yıldızı yükselen bilim dalı.
Birçok insan, insanı ve hayatı psikiyatrinin veri ve kavramlarını
esas alarak değerlendirmeye çalışıyor.
Bu nereye kadar doğru?

SORU:  Freud’un görüşleri ile İslam alimlerinin nefis kavramı hakkındaki açıklamalarını bir arada değerlendirdiniz mi? Arada bir uyum yok mu sizce? Meselâ Freud’un ‘id-ego-süperego’ üçlemesi, bizim ‘nefis-benlik-vicdan’ tariflerimize benzemiyor mu? Freud’un tespitlerini İslâmî kavramlarla bağdaştıramaz mıyız?

Cevap:  Freud’un bazı görüşleri, İslamî kavramlara da kısmen uyabilir. Meselâ, bahsettiğiniz ‘id-ego-süperego’ üçlemesinin ‘nefis-benlik-vicdan’ üçlemesine hayli benzediği açıktır. O da kendince gerçeği bulmaya çalışan, hayli de zeki bir insandı ve bazı doğrulara yakınlaşmıştı. Zaten, ‘Her fırka-i dalalette bir dane-i hakikat bulunur. ‘ Yani, her yanlış fikrin tamamen yanlış olması gerekmez.
Kur`an ve Psikiyatri yazısına devam et

TÜRKİYE İÇİN ÇİZİLEN PLAN

Türkiye, içeriden ve dışarından kıskaca alınarak sıkıştırılıyor. İçeride barış ve huzur mevsimi Ramazan’ı zehir eden dinsiz, kitapsız, kutsalsız, vicdansız, kuralsız, kukla PKK’a. Dışarıda, yanıbaşımızda, Suriye’de sahur vaktinde vicdansızca kendi insanlarını bombalayan sosyalist-totaliter Baas rejiminin son artığı Beşşar Esed. Suriye’deki katliamın arkasındaki pers ruhlu aktör olan İran ve bunun uzantıları olan herkese binlerce kez lanet olsun.

Tarih bilincimiz zayıf malesef çünkü okumuyoruz. Türkiye’nin Batılılaşma / sekülerleşme projesi, Türkiye’nin içeriden ve dışarından durdurulması anlamında bir kuşatmaydı. Seksen yıl ensemizde boza pişirdiler. Ama bu tezgâh tutmadı; son çeyrek asırda toparlanmaya başladık: Son birkaç yıldır tam sonuç almaya başlamıştı ki, bir anda her şey alt üst oldu.

Türkiye’de güçlü bir tarih bilinci olmadığı için, biz “dayağı yemeden kendimize gelemiyoruz”. Ama o zaman da iş işten çoktan geçmiş oluyor.
TÜRKİYE İÇİN ÇİZİLEN PLAN yazısına devam et

Tesettür Modası (!)

Sizlerin de fark edebileceği üzere son zamanlarda tesettür farz olmaktan çok tarz meselesi haline gelmeye başladı. Tesettürlü bir bayanda olmaması gerekenler o kadar fazlalaştı ki tesettür amacından sapmaya başladı. İslamda tesettür; sakladığı kadını, o örtünün cevhere dönüştürmesinde anlamını buluyor  Ve o cevherin değerini koruması, kendini örtmesi ve saklamasıyla ilişkili olarak artıyor. Kökü “setr” yani örtmekten gelen bu kelimenin amacı bayanın el yüz dışında vücudun tamamını örtmesi, açık bırakmaması, bedene yapışacak kadar dar olmaması yani vücut hatlarının belli olmamasını gerektiriyor.

Yeni moda(!) tesettüre gelecek olursak, öylesine başa sarılan bir şal, yüzde makyaj, altta dar pantolon ve üstte de diz üstü ya da bel hizasında bir mont/tunik vs. bir giyim tarzı. Kesinlikle islamın emrettiği örtünme ile hiçbir bağı olmayan bir tesettür modası almış başını gidiyor. Şalın bağlanış şekli de maalesef içler acısı. Öylesine sarıldığı için boyun ve kulakların hatta ve hatta saçın göründüğü bile oluyor. Pardesü ise babanne işi olarak görülüyor. Bana kalırsa bunun sorumlusu yüzde 90 tesettür giyim firmaları ve kendine tesettür modacısı sıfatını yakıştıran kimseler.Geri kalan yüzde 10 da yetersiz din bilgisi ve nefs.

Bir erkek olarak tesettürün ne denli zor bir iş olduğunu elbette ki bilemem ancak, bir insan o kadarını yapabiliyor ise tamamını yapmasının çok zor olmayacağını tahmin ediyorum. Tesettür Modası (!) yazısına devam et

Apple ‘Dağ Aslanı’nı tanıttı

Mac OS X’in yerini alacak yeni işletim sisteminin uygulamalarla nasıl çalıştığını değerlendirebilmeleri adına, yazılım şirketlerine Mountain Lion’ı indirmeleri fırsatı sunuldu.

Twitter uygulamasıyla daha iyi bütünleşecek olan Mountain Lion, eski versiyonuna kıyasla iCloud uygulamasına daha bağımlı olacak. Apple, 100 milyondan fazla kullanıcısının iCloud hesabı olduğuna dikkat çekerek, Apple ID’lerine bağlı olan bu hesapların, Calendar, Contacts, Mail, Messages, FaceTime ve Find My Mac uygulamalarını otomatik olarak yerine getireceğini belirtti.

iPhone’larda kullanılan iOS işletim sisteminde yer alan Messages, Reminders, Notes, Game Center ve Notification Center (Bildirim Merkezi) uygulamaları Mountain Lion’da yer alacak. Uygulamalar, Mac bilgisayarda tıpkı iOS’te olduğu gibi çalışacak. Apple ‘Dağ Aslanı’nı tanıttı yazısına devam et

Anter Anter: Bu kadar yıl sonra bu ayıbın kalkmasına sevindim

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın özel izni ile Türkiye’ye gelen öldürülen Kürt Yazar Musa Anter’in oğlu Anter Anter, Türk Hava Yolları (THY) uçağı ile Stokholm’e gitti. Vatandaşlık başvurusunun kabul edilmesine çok mutlu olduğunu söyleyen Anter, “Bu kadar yıl sonra bu ayıbın ortadan kaldırılmasına sevindim. Burası benim ülkem. İnsan ülkesine hiç izinle gelir mi?” dedi.
Başbakan Erdoğan’ın özel izni ile Türkiye’ye geldikten sonra yaptığı vatandaşlık başvurusu kabul edilen Musa Anter’in oğlu Anter Anter İsveç’e gitti. Atatürk Havalimanı’nda basın mensuplarının sorularını cevaplayan Anter Anter, Türkiye’ye giriş yasağının kalktığını havalimanına gelirken feribotta öğrendiğini ve çok mutlu olduğunu söyledi. Anter şöyle konuştu: “Sayın Başbakanımızın izniyle geldim ve çok mutlu oldum. Kendisinin bana göstermiş olduğu ilgiye çok teşekkür ediyorum. Bilhassa ben şimdi gelirken deniz otobüsünde televizyon da gördüm öğrendim yasağımın kalktığını. Sevindirici bir olay çok rahatladım. İnşallah bundan sonra ki dönemde halkımız için elimden gelen her şeyi yapacağım. Yalnız ben değil, benim gibi bir sürü insan yurt dışında. Onlar da en az benim kadar ülkelerini seviyorlar. Bunların içinde, Kürt’ü var, Yunanlısı var, var oğlu var. Onlarda memleketlerini çok seviyorlar. İnanın bu ülke için onlar da kazanç olacak. İnşallah bu dönemi böyle atlatırız, ama yine de olumsuz olaylar oluyor.”
Anter Anter: Bu kadar yıl sonra bu ayıbın kalkmasına sevindim yazısına devam et

Kabe imamından Suriye duası

Kabe imamlarından Şeyh Abdurrahman es Sudeys dünkü Cuma hutbesinde Suriyeliler için dua etti.

Es Sudeys Cuma hutbesinde şu ifadeleri kullandı:

“Ey yerlerin ve göklerin Rabbi olan Yüce Allah’ım! Allah’ım kurtuluş ancak sendendir. Allah’ım Şam bölgesindeki kardeşlerimizden belaları def et! Allah’ım Suriye’deki kardeşlerime yardım et! Allahım akan kanı durdur! Allah’ım bunlar ne yaşlı, ne kadın ne de çocuk dinlediler! Allah’ım Suriyeli kardeşlerimi bunların şerlerinden koru! Allah’ım bunlar Müslüman kanı döktüler! Allahım gücünü onlara göster! Allah’ım zalimlerim üstesinden ancak sen gelirsin!”

Dünyanın önde gelen 107 Müslüman alimi de daha önce Suriye’de akan kanın durması için bildiri yayınlamış ve Beşşar Esed yönetimini kınamıştı. Alimler, Suriye askerlerinden verilen emirlere uymamalarını istemişti.

Cihan