Deniz de su hürriyette yalan BİTMEZ.

Hürriyet, “seçimlere dair bilinmesi gereken 20 şey” başlığıyla bir haber yayınladı.

CEVABI BASİT SORUYLA KIŞKIRTMA HABER YAPTILAR

Gazete bu haberinde 52 milyon seçmenin bulunmasına rağmen 180 milyon oy pusulası basılmasını “neden” diye sorarak manşetine taşıdı. Galeri haber şeklinde sunulan haberin manşetindeki sorunun cevabı ise son sıralara, 13. sıraya atılmıştı. Manşette ise “sanki bir hile yapılmış gibi” izlenim veren soru yer alıyordu: 52 milyon seçmeniz peki neden 180 milyon oy pusulası basıldı.. Deniz de su hürriyette yalan BİTMEZ. yazısına devam et

Şok iddia! İşte montaj ve illegal ses kayıtlarını yükleyen isimler

Şantaj çetesiyle ilgili şok bir belgeyi açıklıyoruz.  ve illegal ses kayıtlarının yüklendiği firmanın Pensilvanya merkezli  olduğu ve yükleyenin de  olduğu ortaya çıktı.

nün şantaj ekibinin içerisinde olduğu iddia edilen Sadri Altınok’un, Signal Telecom’un ortaklarından olduğu belgelerde net bir şekilde görülüyor. Signal Telecom üzerinden yasadışı ve montaj ses kayıtlarının yüklendiği ve milyonlarca insana bu şekilde şantaj yapılarak kendi ağlarına aldıkları öğrenildi.
Şok iddia! İşte montaj ve illegal ses kayıtlarını yükleyen isimler yazısına devam et

Yapma Kemal Din(!) kardeşiyiz

17 Aralık Operasyonu’ndan sonra Gülen cemaatiyle yakınlaşan ve oy desteğini alan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fethullah Gülen için “okullarda militan yetiştirerek devlette kadrolaşmak ve  Fatih Koleji’nde ‘Risale’ okutmak” suçlamasıyla TBMM’ye verdiği önergeleri unuttu.

MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEDİ

9 Mart 2005; Kılıçdaroğlu imzasıyla TBMM Başkanlığına verilen araştırma önergesinde, ‘Gülen Okulları’nın 500’ü, öğretmen sayısının 10 bini aştığı’ belirtilerek, “Gülen tarikatının okullarda militanlar yetiştirerek devlette kadrolaşmayı amaçladığı”na ilişkin yazılar hatırlatılıyor. Önergede, “İlköğretimden üniversiteye kadar yüzlerce okul ve binlerce öğretmenin aylığı hangi kaynaktan karşılanmaktadır” denildi. 23 Ağustos 2005 önergesinde ise, Kılıçdaroğlu şu sorulara yer verdi: “Milli Eğitim Bakanlığınca Orta öğrenimlerde ‘risale’ adlı bir ders var mıdır? İstanbul Fatih Kolejinde haftanın 7 günü ‘risale’ diye bir kitap okutulmakta mıdır? ” Yapma Kemal Din(!) kardeşiyiz yazısına devam et

Bizi böylesine düşman göreni, görmedim!

1993’den bu yana, basın hayatındayız.

DYP-SHP iktidarını gördük.

DYP-ANAP iktidarını..

28 Şubat’ları gördük..

MHP’li koalisyon hükümetini gördük.

“Başörtülülere burs vermiyoruz” diyen Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin şikayetlerini gördük..

Kurban derisi gaspçısı Türk Hava Kurumu’nun yüz binlerce liralık tazminat davalarını yaşadık.

“10 Kasım’da niye sayfanızı siyah zemine basmadınız” diyen Atatürkçü Düşünce Derneği’ni gördük, Gezi Parkı’ndaki üç ağaca sahip çıkarken, Koç’un on binlerce metrekarelik ormanı talan etmesine seyirci kalan TMMOB’un şikayetlerini gördük.

CHP yöneticilerini gördük, MHP yöneticilerini gördük..

Ve hepsinin zirvesinde, 312 generalin bir araya gelip, açtıkları trilyonluk manevi tazminat davasını gördük.

Akit’i karşıt olarak gördüler. Düşman olarak gördüler. Dava açtılar, suç duyurusunda bulundular..

Susturmaya çalıştılar..

Ama Fetullah Gülen kadar şedidini görmedim.. Bir basın organına, bu kadar amansız düşmanlık edeni görmedim..

Darbecilere, laikçilere, Hıristiyanlara karşı hoşgörünün zirvesindeydiler..

Şimdi, Akit’i susturmada hoşgörüsüzlüğün zirvesine çıktılar.

Somut örnek isteyeceksiniz..

Vereyim.

İstanbul’daki avukatları ayrı, Ankara’daki avukatları ayrı, müracaatta bulunuyor..

Aynı olay için, aynı taleple, iki ayrı avukatın yaptığı müracaatlar.

Amaç ne? Korkutmak.. Yıldırmak… Sindirmek.

Davalarla uğraşırken, gazetecilik yaptırmamak..

Sadece, tek haberi iki ayrı ilden şikayet etmek, bir habere iki dosya açtırmak da değil, yapılan..

21 yıllık basın tecrübeme dayalı söylüyorum… Ayağına bastıklarımızdan kimisi ceza davası açardı. Kimisi tazminat.. Kimisi açıklama ile yetinirdi…

En kabadayısı, ceza ve tazminat davasını birlikte açanları gördüm.

Ama Gülen, 7-8 koldan hareket ediyor..

Tekzip müracaatı var..

Ceza soruşturması için suç duyurusu var.

“Kişilik haklarıma saldırıldı, 40 bin TL, 50 bin TL ödesinler” isteği var..

Basın İlan Kurumu’na müracaat edip, “İlanlarını kesin” talebi var..

İllegal Basın Konseyi’ne müracaat var..

Ve 21 yıllık basın hayatımda ilk defa gördüm, Gazeteciler Cemiyeti’ne şikayet var..

Ve sorsanız, bunlar bir de bize “Basın özgürlüğü” dersi verirler..

Televizyonlarında sabahtan akşama kadar, “İnternet yasaklanıyor, Facebook yasaklanmak isteniyor” diye yayın yapıyorlar..

Kendileri yasaklamanın kralını yapmak için bir saniye boş durmuyorlar..

Basın hürriyetini kısıtlamak, engellemek isteyen biri var ise..

O da Fetullah Gülen’dir, arkadaşlar.

Bunu söylememek isterdim.

Söylememek için de, çok direndim.

Ama geldiğiniz nokta, maalesef burasıdır.

Gerçek ortada..

İllegal konseye, Gazeteciler Cemiyeti’ne müracaat etmeye kadar düştünüz..

Oysa ben beklerdim ki, bizim 20 katı tirajınız olduğunu iddia ediyorsunuz. Fazladan, başka gazeteleriniz de var.

Üstelik televizyonlarınız da var.

Sabahtan akşama kadar istediğiniz yayını yapıyorsunuz.

İstediğiniz hakareti yapıyorsunuz.

Tek bir tane dava açtık mı size?

Bir tane suç duyurusunda bulunduk mu?

Varsa bir itirazımız, elimizde gazete var.

Cevabını veririz, okuyucu takdir eder.

Sizin de varsa bir itirazınız, gazetenizde verin cevabını.

Televizyonda verin cevabını.

Ceza şikayeti. Tazminat talebi.. İllegal basın konseyine müracaat!

Nedir bunlar, söyler misiniz?

Nerde sizin basın özgürlüğüne saygı ilkeniz?

Böyle mi saygı gösteriyorsunuz, düşünce hürriyetine..

Ama bu günler de geçecek, Allah’ın izni ile..

28 Şubat’ın geçtiği gibi..

2003’deki darbeler silsilesinin geçtiği gibi…

Bakalım, 17 Aralık operasyonu yargılanmaya başladığında, bu arkadaşlar ne savunma yapacaklar?

Hayır, mahkemeyi kastetmiyorum.

Siz bize yüzlerce dava açın.

Ben size, yine de sanık sandalyesinde oturmayı konduramam..

Benim kastım, gazetenizde ne yazacaksınız?

Bugünlerde sık sık söylüyorsunuz ya: “28 Şubat’a direnmiştik. İHL’lerin kapatılmasına karşı çıkmıştık. Biz darbecilere destek vermemiştik” diye..

Eminim, 17 Aralık’çılar yargılanırken de benzerini yapacaksınız..

“Biz 17 Aralık’a aslında karşı çıkmıştık. Bizim meşru hükümetin başbakanının telefonunu dinleyenlerle ne işimiz olabilir? Biz, sadece dersaneler kapanmasın diye talepte bulunmuştuk. Diğerleri ile bizim ilgimiz yok” diyeceksiniz..

Tabii yedirebilirseniz..

Nasıl ki bugün, “28 Şubat’a biz de karşı çıkmıştık” dediğinizde, kahkahalarla gülüyoruz..

Yarın “17 Aralık’a, 25 Aralık’a biz de karşı çıktık” dediğinizde de, yine kahkahalarla güleceğiz..

Ali Karahasanoğlu – Akit

Merhum Yazıcıoğlu üzerinden kumpas planı!

17 Aralık operasyonu sonrası birbiri ardına dezenformasyon kampanyaları yürüten paralel yapının BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının ölümüyle ilgili montaj kumpası deşfre oldu. Paralel yapı tetikçileri, gazetemizin yazarı Prof. Dr. Hayrettin Karaman‘ın dershanelerin millet menfaati için feda edilmesi gerektiğini belirterek ‘Kendi menfaatinden ve parti menfaatinden vazgeçmeyi bilen Muhsin Yazıcıoğlu gibi fedakarlık yapın‘ çağrısı yaptığı yazısını çarpıtarak Yazıcıoğlu’nun ölüm fetvası gibi sunmuştu. Paralel yapının şimdi de Prof. Dr. Karaman’ın BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile yazının ertesi günü konuyla ilgili yaptığı görüşmeyi montaj amaçlı kullanacağı ve Karaman’ın bu görüşmeyi Erdoğan ile yapmış gibi algı oluşturulacağı iddia edildi.

DESTİCİ İLE GÖRÜŞMÜŞ

Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının ölümü ile ilgili ortaya çıkan belgelerde soruşturmanın paralel yapı ile ilişkisinin ortaya çıktığı iddialarının ardından paralel yapının çirkin bir tezgaha hazırlandığı belirtildi. Kumpasta malzeme olarak kullanacakları argümanlardan birisinin ise gazetemizin yazarı Karaman’ın 19 Aralık 2013 tarihinde yazdığı ‘Türkiye’nin dostları ve düşmanları‘ başlıklı yazısı olduğu kaydedildi. Söz konusu yazıda cemaatin dershanelerden fedakarlık yapması gerektiğini belirten Karaman, bu fedakarlığa örnek olarak da hayatında hep ülke menfaatini şiar edinen rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nu göstermişti. Paralel yapının Yazıcıoğlu isminin geçtiği bu yazıyı Yazıcıoğlu’nun ölümüne fetva gibi kamuoyuna sunması üzerine Destici, Karaman ile yaklaşık 10 dakikalık bir telefon görüşmesi yapmıştı.

SAVCIYA DA ANLATTI

Destici, Karaman’ın kendisine ‘Yazıcıoğlu, ülkenin hep zor dönemlerinde kendi menfaatinden ve parti menfaatinden vazgeçmeyi bildi. Refah-Yol döneminde ‘Müslümanların iktidarını engellettirmem‘ dedi. 28 Şubat sürecinde tankların namlusu kendine çevrilmişti. ‘Namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam‘ dedi. Hayatının her döneminde bu tür fedakârlıklar yaptı. Şu anda da cemaatin Yazıcıoğlu gibi fedakarlık yapılması gerektiğini ifade ettim’ dediğini aktarmıştı. Ses kaydı kumpası iddialarıyla ilgili olarak görüştüğümüz Karaman da Destici ile yaptıkları görüşmede yazısının içeriğini ve ne anlama geldiğini uzun uzun anlattığını, Destici’nin de kendisine teşekkür ettiğini dile getirdi. Karaman, BBP hukukçularının yazısının doğru anlaşılması ve kayıtlara geçmesi için soruşturmayı yürüten Malatya Savcılığı’na başvurması nedeniyle savcıya da ifade verdiğini ve yazısının ne anlama geldiğini anlattığını söyledi.
Merhum Yazıcıoğlu üzerinden kumpas planı! yazısına devam et

ios 7.1

Bu güncelleme aşağıdakiler de dahil olmak üzere iyileştirmeleri ve hata düzeltmelerini içerir:

• CarPlay
◦ Araba için tasarlanmış iOS deneyimi
◦ iPhone’unuzu CarPlay özellikli bir araca bağlamanız yeterlidir
◦ Telefon, Müzik, Harita, Mesajlar uygulamalarını ve 3. parti ses uygulamalarını destekler
◦ Siri ve arabanın dokunmatik ekranı ve düğmeleri ile denetleyin
• Siri
◦ Siri’nin konuşmanızın bittiğini otomatik olarak algılamasına alternatif olarak konuşurken Ana Ekran düğmesini basılı tutup işiniz bittiğinde düğmeyi bırakarak Siri’nin ne zaman dinleyeceğini elle denetleyin
◦ Çince (Mandarin), İngiliz İngilizcesi, Avustralya İngilizcesi ve Japonca için yeni, kulağa daha doğal gelen erkek ve kadın sesleri
• iTunes Radio
◦ Öne Çıkan İstasyonlar’ın üst tarafındaki arama alanı ile favori sanatçınızı veya parçanızı taban alan istasyonları kolayca yaratın
◦ Şu An Çalınan ekranında düğmeye bir dokunuşla albümler satın alın
◦ iPhone’unuzda, iPad’inizde veya iPod touch’ınızda reklamsız iTunes Radio’nun keyfini çıkarmak için iTunes Match’e abone olun
• Takvim
◦ Etkinlikleri ay görüntüsünde görüntüleme seçeneği
◦ Birçok ülke için otomatik olarak eklenen ülkeye özel tatiller
• Erişilebilirlik
◦ Kalın font seçeneği artık klavye, hesap makinesi ve birçok simge şeklini içerir
◦ Hareketi Azalt seçeneğine artık Hava Durumu, Mesajlar ve çoklu görev kullanıcı arayüzü canlandırmaları da dahil edilmiştir
◦ Yeni, düğme şekillerini görüntüleme, uygulama renklerini karartma ve beyaz noktayı azaltma seçenekleri
• iPhone 5s üzerinde HDR’yi otomatik olarak etkinleştirmek için yeni Kamera ayarı
• Daha fazla ülkede iCloud Anahtar Zinciri desteği
• FaceTime aramasını başka bir aygıtta cevapladığınızda arama bildirimleri otomatik olarak silinir
• Ana Ekran’ın ara sıra çökmesine neden olan bir hatayı düzeltir
• Touch ID parmak izi tanımayı iyileştirir
• iPhone 4 için performansı artırır
• 10.000’den büyük sayılar için Mail’in okunmamışlar etiketi görüntüsünü düzeltir
• Kullanıcı arayüzü geliştirmelerine devam edilmiştir

Bu güncellemenin güvenlik içeriğiyle ilgili bilgi için, lütfen şu web sitesini ziyaret edin:
http://support.apple.com/kb/HT1222?viewlocale=tr_TR

Montajcılar bu sefer sesleri karıştırdı

Yerel seçimler sonrası paralel örgüte yönelik kapsamlı bir operasyon hazırlığı olduğu yönündeki açıklamalar ‘haramzade çete’yi iyice panikletip skandal hatalar yapmaya sevk etti. Giderayak peş peşe montaj kasetleri servis eden çete, yayınladığı son kayıtta bütün tezgahı ortaya koyan dehşet bir açık verdi.

BİLAL ERDOĞAN YERİNE BAŞBAKAN’IN SESİNİ KOYDULAR

4 Mart’ta yayınlanan Bilal Erdoğan – KİPTAŞ Genel Müdürü İsmet Yıldırım montajına yanlışlıkla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarının monte edildiği ortaya çıktı. Montajcılar bu sefer sesleri karıştırdı yazısına devam et

Kozmik bilgiler Köşk’ten bile önce Gülen’e giderdi

Fethullah Gülen’in 11 yaşındayken talebesi olan ve 40 yıl boyunca ona sırdaşlık yapan Latif Erdoğan, önceki akşam aHaber’de, çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Deşifre programında Mehmet Ali Önel’in sorularını cevaplayan Erdoğan, Fethullah Gülen örgütünün gerçek yüzünü gözler önüne serdi, Türkiye üzerine oynanan kirli oyunun, 50 yıllık bir projenin adım adım hayata geçmesi sonucu sahnelendiğini ortaya koydu. İşte Latif Erdoğan’ın sözlerinden satır başları:
Kozmik bilgiler Köşk’ten bile önce Gülen’e giderdi yazısına devam et

Yerli Otomobil Tamam

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobil üretimi konusunda aradıkları babayiğidi bulduklarını belirterek, “Önümüzdeki günlerde bunu kamuoyuna duyurmayı düşünüyoruz. Yerli otomobilimizi üretecek firmaya 100 milyon liraya kadar destek vereceğiz” dedi.

Işık, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de 1960’lı yıllarda “Devrim” adında yerli bir otomobilin üretildiği hatırlattı. “Devrim”in 2 adet üretildiğini ancak dönemin siyasilerinin bu üretimi desteklemediklerini belirten Işık, “Şimdi düşünün, Türkiye Devrim otomobilini yaptığı zaman Güney Kore açlıkla savaşıyordu. Otomobilde böyle bir acı tecrübemiz var” diye konuştu.

Dönemin iktidarı tarafından “Devrim”in milli bir projeye dönüştürülmesi durumunda, Türkiye’nin günümüzde önemli otomobil üreticilerinden biri haline gelmiş olacağını dile getiren Işık, aynı tabloyla uçak üretiminde de karşılaşıldığını ifade etti. Yerli Otomobil Tamam yazısına devam et