Ayrımcılığa net tavır: ‘Ağlama sırası onlarda’ diyen soysuzdur

Bu tür yaklaşımları “lanetlenmesi gereken ayrımcılığı körükleyen soysuzluk” olarak niteleyen Bahçeli, milletin bu acıların üstesinden gelebilecek güce sahip olduğunu söyledi ve ekledi: “Allah’a şükür, vefalı ve âlicenap milletimiz, Van’daki vahim manzara ortaya çıkar çıkmaz elini bölgeye uzatmış, yardımseverliğini bir kez daha kanıtlamıştır.”
MHP lideri, parti grubunda yaptığı konuşmada Van’da yaşanan 7,2 büyüklüğündeki depreme temas etti. Ucuz ve kaçak malzeme kullanarak konut ve kamu binası inşa edenlere “İki yakaları bir araya gelmesin.” sözleriyle beddua eden Bahçeli, “Devletin malını deniz gibi görerek üzerine çullanan haysiyet fukarası sefil simalar, ne yazık ki yıkımın, çöküşün altyapısını da hazırlamışlardır. Dileğim vatandaşlarımızın ya da devletimizin sahip olduğu binaları hakkıyla yapmayarak kayıplara neden olanların, eksik malzeme kullananların, çalanların çırpanların iki cihanda da yakaları bir araya gelmesin ve inşallah rüsvalıktan da kurtulamasınlar.” diye konuştu.

Devlet Bahçeli, anayasa çalışmalarına da değinerek, ‘kırmızı çizgilerini’ bir kez daha dile getirdi. “Biz anayasada Cumhuriyet’e, Türk vatandaşlığının tanımına, Türk milletine ve Türk kimliğine sahip çıkacağız.” diyen Bahçeli, şöyle devam etti: “Anayasa’nın ilk üç ve emniyet supabı niteliğindeki dördüncü maddelerinden taviz vermeyiz. Üniter yapımızı hırpalayacak, Cumhuriyet’in temel niteliklerini aşındıracak, anadilde eğitim ve anayasal statü taleplerine sonu ne olursa olsun karşı duracağız, karşı çıkacağız.”

MHP Genel Başkanı, geçtiğimiz hafta BDP ve sol grupları bir araya getiren ‘Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun kongresine de tepki gösterdi. Kongrenin yapıldığı salonda 13 ayrı dilde yer alan afişleri eleştiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: “Dağdaki silahlı çete ve şehirlerdeki siyasi uzantıları, arkalarında AKP’nin sağladığı uygun ortam eşliğinde gözlerini kan bürümüşçesine ilerlemektedirler. ‘Yere batsın sizin devletiniz.’ diyen alçak simalar, bu devletin parasını maaş olarak almaya, ekmeğini yemeye, suyunu içmeye küstahça devam etmektedir. Ne üzücü bir gerçektir ki, Türk milletinin içinde barındırdığı hain kontenjanı hiç bu kadar fazla olmamış ve hiç bu kadar da cesaret kazanmamıştır.”

Zaman