Fransa’ya Ayasofya’yı açarak cevap verelim

Fransa’ya gösterilecek tepkiler içinde en en orijinali Ayasofya Camiini ibadete açma önerisi oldu. Yeni Akit yazarı F. Burak Karen “Fransız’a atılacak en dehşet tokat Ayasofya’yı açmaktır” dedi.

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının hem bir iç hesaplaşmayı hem de uluslararası bir hesaplaşmayı barındırdığını belirten Karen, Avrupa’nın örtülü hafızasında “kilise” olarak kayıtlı olan, halen hukuken cami, fiilen müze durumunda olan, manasından tecerrüt etmiş bir taş ve sütun yığını halinde olan Ayasofya ibadete açılmalıdır. Allah tarafından mühürlenmiş kalplerin mühürlediği Ayasofya açılmalıdır. Hem de öylesine açılmalı ki, halkın özlemleri, hasretleri ve beklentileri, kaybedilen bütün manalar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlamalıdır şekline yazdı.

Karen yazısını şöyle sürdürdü:

“Türkiye tarihine, misyonuna göstereceği sadakat gereği Ayasofya camii olarak ibadete açılmalıdır. İkinci bir fethe aç, ikinci bir fecre susamış Ayasofya bizimdir ve bu ülkede bizim olan ibadethaneler bizim inancımızın gereklerine hizmet etmelidir.

Ayasofya’yı kışkırtma aracı ve vesilesi olmaktan çıkarmak ve Fatih’in ruhunu şad etmek için Ayasofya ibadete açılmalıdır. Sadece Fatih Sultan’ın değil, aynı zaman da Peygamberimizin de bize emaneti olan, bu kutsal camiye ilgisiz kalma, Ayasofya’nın hüznünü dile getirmeme fethin manasına da ihanettir.

Bediüzzaman, Ayasofya’yı sadece bir cami değil, bu milletin bir şeref abidesi, asırlardır İslam uğrunda yaptığı cihadın sembolü ve kılıçlarıyla fethettiği toprakların bir nişanı ve bir yadigârı olarak görür.

Uğruna pek çok şey feda edilen, adına destanlar, şiirler yazılan; padişahlara, imparatorlara mabet olan, fethin sembolü Ayasofya şu haliyle bizim değildir. Biz Ayasofya’yı, Ayasofya bizi kaybetmiştir artık. Ayasofya ile birlikte hapsedilen inancımız, kaybolan özümüz, imanımızdır.

Artık “Ayasofya Açılımı” yapmanın vakti gelmiştir. İkinci fethin sancıları başlamıştır. Ayasofya’nın tekrar ibadetine açılması evrensel insan haklarına, hukuka, din ve vicdan hürriyetine, demokrasiye, millî iradeye, millî kimliğe, tarihimize ve kültürümüze uygun olacaktır.

Ayasofya’nın tekrar cami yapılması Hazret-i İsa aleyhisselâmın da ruhaniyetini hoşnut edecektir.

Beş yüz yirmi yedi sene minarelerinden Ezan–ı Muhammedi yankılanan Ayasofya Camii suskunluğundan dolayı kederli. Kur’an seslerine hasret Ayasofya’nın cansız ve ruhsuz kubbelerinde can, heyecan ve ruh kalmadı hüzünden.
Ayasofya’nın açılması Fransız’ın suratına indirilecek en güçlü tokattır.