Etiket arşivi: Deylemi

Dinimizde Temizlik

İslâm dini, Yüce Allah’a ibadetten, itaat ve teslimiyetten ibaret en kutsal bir dindir. Bu kutsal din, Yüce Allah’ı bilmek, ona ibadet ve itaatta bulunmak için insanların yaratılmış olduklarını bildirmektedir.
Büyük İslâm dini, insanları yükseltir, insanları melekler gibi temiz bir hayata kavuşturur, insanların ruhlarını manevî duygularla aydınlatır. Bütün kâinatın yüce yaratıcısına kulluk ve ibadet görevinde bulunmalarını emreder.
İkramı bol olan ezelî yaratıcımızın manevî huzurunda kabul edilmek, insan için ne büyük bir nimet, ne büyük bir şereftir. İşte ibadet ve itaat, insana bu nimet ve şerefi kazandırır.
Uyanık bir ruhun ferahlığı, sağlam düşünceli bir insanın kalben huzuru, gerçek bir neş’eye ve bir mutluluğa kavuşması, ancak Yüce Allah’a ibadet sayesinde elde edilir. Dinimizde Temizlik yazısına devam et

Efendimizi Rüyada Görmek

Resul-i Ekrem S.A.S Hadis-i şerifinde buyurdu ki:
(Beni rüyada gören, gerçekten beni görmüştür. Ben her surette görünürüm.) [Deylemi]
(Beni rüyada gören, gerçekten beni görmüştür. Çünkü şeytan benim şeklime giremez. Ebu Bekri Sıddıkı gören de, gerçekten onu görmüştür. Şeytan onun da suretine giremez.) [Hatib]
(Beni rüyada gören, uyanıkken görmüş gibidir.) [İbni Mace]
(Beni rüyada gören, Cehenneme girmez.) [İbni Asakir]

ÖZETLE

1- Peygamber Efendimiz: “Rüyasında beni gören, gerçekten beni görmüştür. Çünkü şeytan hiçbir şekilde benim suretime giremez.” buyuruyor.
2- Rüyada Efendimiz’i görmek gamdan sonra feraha, bir sıkıntının akabindeki rahatlığa, nimetlerin artmasına, tevbenin kabulüne işarettir.
3- Efendimiz’in rüyada hüzünlü ve münkesir görülmesi ümmete bir uyarıdır. Böylesi rüyalar bizi kendimizi tekrar gözden geçirmeye yönlendirmeli.

Yüce Rabbim Efendimizi s.a.s Tekrar Rüya da görmeyi tüm alemi islama nasip etsin ve layık olmayı nasip etsin inş.

Hz. EBÛ BEKR-İ SIDDÎK

Bu Yazı Doç. Dr. Nihat Hatipoğlu’na aittir(www.nihathatipoglu.com). Ek olarak Hadisler Eklenmiştir

Peygamberlerden sonra insanların en üstünü:Hz. EBÛ BEKR-İ SIDDÎK

Hz. Ebû Bekir, daha Müslüman olmamıştı. Çok te’sîrinde kaldığı bir rü’yâ gördü. Gökten dolunay inip, Kâ’be-i muazzamaya gelmiş ve sonra parça parça olmuş, parçalar Mekke’deki her evin üzerine düşmüş, sonra da tekrar bir araya gelip göğe yükselmişti. Fakat, kendi evine düşen ay parçası evde kalmış tekrar göğe yükselmemişti. Hz. Ebû Bekir, evin kapısını kapayarak, ay parçasının çıkmasına mâni olmuştu.Kavminden Peygamber gelecek

Sabahleyin heyecanla uyanan Hz. Ebû Bekir, hemen bir Yahûdî âlimine gidip, rü’yâsını anlattı. O da dedi ki:- Bu rü’yâ karışık rü’yâlardan biridir. Bunun ta’bîri yapılamaz.Fakat bu söz O’nu tatmin etmemişti. Devamlı bu rü’yânın ta’bîrini düşünüyordu.Bir zaman sonra ticâret maksadıyla gittiği yerde, râhip Bahîra’ya rü’yâsını anlattı. Rü’yâ Bahîra’nın çok dikkatini çekti. Bunun için Hz. Ebû Bekir’e sordu:- Sen nerelisin?- Kureyş’tenim.- Tamam. Şimdi rü’yânı ta’bîr edeyim. Mekke’de, bu kavimden bir peygamber gelecek, O’nun hidâyet nûru her yere yayılacak. Sen, O hayatta iken O’nun vezîri, vefâtından sonra da Halîfesi olacaksın!..Hz. Ebû Bekir ne yapacağını şaşırmış hâldeyken, râhip Bahîra sözlerine şöyle devam etti:- Şimdi sen hemen memleketine dön! O’na ulaş! O’na vahiy gelmeye başladığında, git herkesten önce O’na îmân et!
Hz. EBÛ BEKR-İ SIDDÎK yazısına devam et

Gururlanma (Kibirlenme) İnsanoğlu Ölmemeye Çare mi Var.?

Başlık konusunda epey düşündüm ve en uygun bu olur diye düşündüm. Çok güzel bir ilahi.

Gururlanma insanoğlu ölmemeye çarenmi var
Hazan olmuş bir gül gibi solmamaya çaren mi var

Güz gelince solar yaprak yüzüm örter kara toprak
Kefen çürürüyünce çıplak kalmamaya çaren mi var

Altımızda taşlar batar üstümüzde otlar biter
Yılan çiyan yiyip gider kurtulmaya çaren mi var

Altımızda sular yürür üstümüzü çimen bürür
Beden çürür et dökülür ölmemeye çarenmi var

Gururlanma öleceksin dar kabire gireceksin
Hakka cevap vereceksin vermemeye çarenmi var
Gururlanma (Kibirlenme) İnsanoğlu Ölmemeye Çare mi Var.? yazısına devam et