Etiket arşivi: diyarbakır

Diyar-ı Bekr değil, Diyar-ı Nur, Diyar-ı Bediüzzaman…

ohbet, seminer, konferans ve panel için gittiğim yerlerin hiçbirisi hakkında yazı yazmadım. Ancak Romalılar, Bizanslılardan sonra Emeviler, Abbasiler, Şeyhoğulları, Hamdaniler, Mervaniler, Selçuklular, İnaloğulları, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyübiler, Moğollar, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar hakimiyeti, bundan sonra Bediüzzaman’ın hakimiyetine girecek Diyarbakır’ı müstesna etmemizin sebebi şu: İnsafsız bir kara propagandayla kargaşanın, terörün, bölünmenin şehri gibi lanse edilmesi.

Dicle Üniversitesi’nin “Boşanma çalıştayı”ında gördük ki, Diyar-ı Bekir, Diyar-ı ilim ismine lâyık.
Dicle Kent Yeni Asya Temsilciliğinin, Bediüzzaman’ın 52. vefat yıldönümü münasebetiyle tertiplediği “Kur’ân Medeniyeti” anma toplantısı ve Nur sohbetlerinde ise gördük ki, Diyar-ı Bekir, Diyar-ı Nur ismine sezadır.
Diyar-ı Bekr değil, Diyar-ı Nur, Diyar-ı Bediüzzaman… yazısına devam et

Diyarbakır’da ‘kan dökme kan ver’ kampanyası

Diyarbakır’da ‘kan dökme kan ver’ kampanyası başlatıldı. Birlik ve Huzur Partisi Genel Başkanı Seyyid Emanullah Gündüz ve partililerin öncülük ettiği kampanyanın Türkiye’ye geneline yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Birlik ve Huzur Partisi Genel Başkanı Seyyid Emanullah Gündüz ve gençlerden oluşan parti üyeleri, kampanya kapsamında Diyarbakır Kızılay Bölge Kan Merkezi’nde kan bağışında bulundu. Dökülen kanın kardeş kanı olduğunu bir kez daha hatırlatmak için böyle bir kampanya başlattıklarını dile getiren Gündüz, “Kampanyayı Diyarbakır’dan başlattık. Biz bunu Türkiye geneline yaymak istiyoruz. İnsanlar arasında birlik beraberlik ve kardeşliği daha da pekişmek, birbirlerine kanlarını vermelerine sağlamak için böyle bir kampanya başlattık.” dedi.
Diyarbakır’da ‘kan dökme kan ver’ kampanyası yazısına devam et

Peygamber’ler şehri Diyarbakır…

Diyarbakır’da 8 peygamber mezarı, 3 peygamber makamı ve 541 sahabe kabrinin varlığı bilimsel çalışmalarla geçen sene tescillendi. Buna göre Diyarbakır’da Hz. Zülküf, Hz. Elyesa, Hz. Asaf bin Behriya, Hz. Enüş, Hz. Melak, Hz.Rüveym, Hz. Harut ve Hz. Danyal peygamberlerinin kabirleri var. Ayrıca Hz. Zülküf, Hz. Yunus ve Hz. İlyas peygamberlerinin de makamları bulunuyor.

Peygamber şehri olarak bilinen Şanlıurfa’da ise farklı zamanlarda Hz. İbrahim, Hz, Eyüp, Hz. Elyesa, Hz. Şuayb ve Hz. Lut’un yaşadığı; Hz. Eyüp ve Hz. İbrahim’in de makamlarının bulunduğu biliniyor.

Yüce Rabbimiz En`âm Suresi’nin 86. ayetinde “İsmail, Elyesa `, Yûnus ve Lût`a da yol gösterdik” hepsini âlemlere üstün kıldık” ve aynı surenin 89. ayetinde de “İşte onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir” buyurmaktadır. Sa’d Suresinin 48. ayetinde ise Elyesa’ (a.s.) şöyle anılır: “İsmail`i, Elyesa`ı, Zülkifl`i de an. Hepsi de iyilerdendir”.

Elyesa’ (a.s.)’ın, İslâmî kaynaklarda “Elyesa` b. Ahtûb b. Acûz” şeklinde verilen şeceresi dışında onunla ilgili kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, İlyâs (a.s.) devrinde yaşadığı ve ondan sonra peygamber olarak görevlendirilmiştir. [28]
Nebî Elyesa’ (a.s.)’ın, İsrailoğullarını doğru yola davet etmesine rağmen çok azının kendisine inandığı, çoğunluğun ise iman etmediği, kendisine iman etmeyen ve gerekli dersleri almayan İsrailoğullarının büyük bir kısmının başına ise Asurluların musallat edildiği ifade edilmektedir. [29]
Peygamber’ler şehri Diyarbakır… yazısına devam et

Diyarbakırda Hıristiyan Misyonerler

Son hak din İslamdır. Diğer dinler insanlar ve iblisler tarafından değiştirildiği için kutsallığını yitirmiştir. Allah c.c bu dini kıyamete kadar koruyacağını garantilemiştir.
Hicr Suresi 9. Ayet

اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ

İnna nahnu nezzelnez zikra ve inna lehu le hafizûn.

Hiç şüphe yok ki, Kur’ân’ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.

İslamdan başka bir din niye arıyorsun. Nefsine zor mu geldi.? Yoksa bu dinin derin güzelliğini kavrayamamış gaflete dalmış kavramak istememişsin, Allah kulun nefsine göre kural koymaz. İslam dinini terketmek ne büyük gaflettir. Kardeşler bu gibi misyonerlere karşı uyanık olalım insanları uyaralım.

vesselam

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(sav) Diyarbakır’a Yapmış Olduğu Dua!

Bütün medeniyetlerin sevdalı şehri olan Diyarbekir, mevcut kitabelerle 30’un üzerinde medeniyet izi taşımasına rağmen, sahip olamayan medeniyetlerin de sevdalı şehri olmayı başarmış bir il, ki halen dünya üzerinde birçok ülkenin hayali olmaya devam etmektedir.

Gizemi sırlarında, sırı gizeminde saklı olan bu kutsi şehir İslamiyet için de oldukça önemli, bu önemiyet sadece günümüz için değil, Peygamber efendimiz Hz. MUHAMMED’in (sav) Miraç’a çıkması ile başlamış, lakin efendimiz Miraç’a çıkarken yüce Allahın huzuruna çıktıktan sonra, buradan Diyarbekir’i izlediği ve buranın neresi olduğu konusunda Cebrail (as)’a sorduğu ve Cebrail (as)’ın da buranın Şehr_i Amid (Diyarbekir) olduğu hususunda bilgi verdiğini ve efendimizin Diyarbekir için ”Bu memleketten bereket hiçbir zaman eksilmesin ”diye dua ettiği rivayet ediliyor…
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(sav) Diyarbakır’a Yapmış Olduğu Dua! yazısına devam et

Dünya’nın İlk Robotunun Diyarbakır’da Yapıldığını biliyormuydunuz?

Robot işlevi gören ilk aygıtların Diyarbakır’da, 12. ve 13. yüzyıllarda kullanıldığı belirlendi. Araştırmacı yazar Sıddık Algül, “Amerika kıtası daha keşfedilmemişken Artukoğulları saraylarında, hükümdar ve konuklarına hizmet veren robot işlevi gören aygıtlar yapılmış” dedi.

Diyarbakır’da 12. ve 13. yüzyıllarda robot işlevi gören aygıtlardan yararlanıldığı bildirildi. Araştırmacı yazar Sıddık Algül, araştırmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, 12. ve 13. yüzyıllarda Artuklu hükümdarlarına başkentlik eden Diyarbakır’ın birçok konuda olduğu gibi robot yapımında da dünyaya öncülük ettiğini söyledi. Diyarbakır’ın dünyaca ünlü surlarının İçkale bölümünün hükümdar sarayı olarak kullanıldığını anlatan Algül, Artuklu Hükümdarı Melik Salih Nasıruddevle Mahmud zamanında, Ebü’l-İzz adlı mühendisin sarayda, robot işlevi gören aygıtlar yaptığını kaydetti.
Dünya’nın İlk Robotunun Diyarbakır’da Yapıldığını biliyormuydunuz? yazısına devam et

İslam’ın 5. Haremi Şerifi Diyarbakır Ulu camii

Anadolu ‘nun en eski camisidir. 639 yılında Diyarbekir’e egemen olan müslüman Araplar tarafından şehrin merkezindeki en büyük mabedin (Mar Toma Kilisesi) camiye çevrilmesiyle oluşturulmuştur. Daha sonra 1091 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah’ın buyruğu ile büyük bir onarım gördüğünü, değişik dönemlerde birçok kez onarım ve eklentilerle bugünkü şeklini aldığını kitabelerinden öğrenmekteyiz. Erken islam döneminin ünlü Şam Emeviye Cami’nin (benzerliklerden dolayı) Anadolu’ya yansıması olarak yorumlanan Diyarbekir Ulu Camii, İslam aleminin 5. Harem-i Şerifi olarak kabul edilmektedir.

Ortadaki büyük avlunun doğu ve batısında yer alan maksureleri, güneyinde Hanifiler Cami’i, kuzeyindeki Şafiiler Camii ve Mesudiye Medresesi ve Caminin batı girişinin hemen yakınındaki Zinciriye Medresesi ile dinsel ve kültürel yapıları biraraya getiren bir yapılar grubu niteliğindedir. Ulu Cami’nin avlu cephelerinde farklı dönemlere ait Mimari bezekler, kabartma ve yazıtlar büyük bir uyum içerisinde yerleştirilmişlerdir. Ki bu da bize sanatın birbiri üzerine eklenerek geliştiği bu yapıda inançların ve hoşgörününde uyum içerisinde geliştiğini ve gelişebileceğini kanıtlıyor.