Etiket arşivi: Freedom for Palestine

Şehadet ayı Şubat

ŞEHADET

Hasan El-Benna’dan İskilipli Atıf Hoca’ya, Metin Yüksel’den Malcolm X’e, Abbas Musavi’den Zelimhan Yandarbiyev’e kadar birçok sembol ismin Şubat ayında şehit edilmesi nedeniyle “Şubat ayı şehadet ayı” olarak tanımlanıyor. Bu ayda birçok şehidimiz için yurdun dört bir yanında dualar ve anma programları tertip ediliyor ve birçok kişi bu tür programlara teşrif ediyor.
Şehadet ayı Şubat yazısına devam et

ESAB paralel yapı için hüküm verdi

Ehl-i Sünnet Alimleri Birliği’nin 31 farklı ülkede bulunan 31 üyesinin katılımıyla gerçekleştirilen ve 2 gün süren kongreyle ilgili deklarasyon, Wyndham Otel’de düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. Arap dünyasındaki son gelişmelerin ve bu konuya karşı Türkiye’nin duruşunun görüşüldüğü toplantının çıktılarının bir araya getirildiği bir deklarasyon hazırlandı.

ESAB adına deklarasyonu okuyan Faslı alim Moulay Bin Ömer, dün başlayan toplantıya ümmet alimlerinden bir bölümünün katıldığını ve ilmi bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade etti.
ESAB paralel yapı için hüküm verdi yazısına devam et

Tırlardan çıkanlar…

Tevfik Şehabettin… Suriye’de 3 yıldır süren iç savaşın en önemli isimlerinden. 3 bin kişiden oluşan Nurettin Zengi Tugayı’nın komutanı. Aynı zamanda kısa bir süre önce onlarca muhalif grubun bir araya gelerek oluşturduğu, 12 binden fazla silahlı gücü olan, direnişin en güçlü dört çatı örgütünden Ceyşül Mücahidin grubunun dış ilişkiler sorumlusu. Türkiye Gazetesi’nden Osman Sağırlı, Tevfik Şehabettin ile Suriye’nin güvenlik nedeniyle adı saklı bir bölgesinde saatler süren bir söyleşi yaptı. TIR’lardan Cenevre’ye, El Kaide’den muhalifler arasındaki çatışmalara kadar birçok konuyu konuştu.
Tırlardan çıkanlar… yazısına devam et

Afrikada da ezilenler yine Müslümanlar

Müslümanların bulunduğu ülkelerde ‘güvenlik’ sözcüğüyle karşılaşmak artık neredeyse imkansız. Mısır, Suriye, Myanmar, Irak, Afganistan, Filistin derken şimdi de Orta Afrika Cumhuriyeti’nden acı haberler geliyor.

Orta Afrika Cumhuriyeti İnsani Yardım SeferberliğiÜlke Temsilcisi Brahim Ousman, ülkede yaşanantrajediyi Haber7‘ye anlattı. Müslümanların envaiyollarla katledildiğini söyleyen Ousman, Kur’an sayfalarının yakılarak içkilere katıldığını belirtti. Afrikada da ezilenler yine Müslümanlar yazısına devam et

Kazılar savaştan daha fazla zarar veriyor

Mescid-i Aksa'nın gerçek yeri

Kudüs’teki Mescid-i Aksa Müdürü Nacih Bekirat, İsrail’in Mescid-i Aksa’nın altında yürüttüğü kazıların füze ve tanklarla açılan savaştan daha tehlikeli bir durum arz ettiğini söyledi. Bekirat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail’in Aksa’ya yönelik sistemli bir savaş yürüttüğüne dikkati çekerek “İsrail’in Aksa’ya yönelik ihlalleri 47 yıldır devam ediyor. İsrail yönetimi burada, Aksa’nın temellerinin olduğu bölgeye ulaşmayı, çökmelerin yaşandığı binalardaki halkın tahliyesini ve son olarak bu topraklara el koymayı hedefliyor. Bu kazılar, tank ve füzelerle açılan savaştan daha tehlikeli bir durum arz ediyor” dedi. İsrail’in açtığı tünellerin bazı yerlerde bir kilometreyi bulduğunu ifade eden Bekirat, “Kazılar kentin güneyindeki Silvan bölgesine kadar ulaştı. İsrail bu kazılarla kentin, Müslüman kimliğini değiştirmeyi amaçlıyor” diye konuştu. Bekirat, İsrail’in Aksa’ya alttan ulaşıp onu yıkmak ve üzerinde de Süleyman Mabedi’ni inşa etmek için güvenli koridorlar aradığını öne sürdü. İsrail yönetimi, Mecsid-i Aksa’nın altında Süleyman mabedini arama gerekçesiyle yaptığı arkeolojik kazıları sürdürüyor. Filistinliler, İsrail’i yerleşim faaliyetleri ve kazı çalışmalarıyla Kudüs’ün tarihi kimliğini değiştirmeye çalışmakla suçluyor.

AA

Syria War Crimes

Anadolu Ajansı, Suriye’de Esed rejimi tarafından işlenen savaş suçlarını belgeleyen rapor ve fotoğraflara ulaştı.

Suriye ordusunda 13 yıl askeri polis olarak görev yapan bir kişi, ülkede yaşanan iç savaş boyunca, rejime bağlı askeri hastanelere ölü olarak getirilen kişilerin fotoğraflarını çekmekle görevlendirildi.

Hastaneye getirilen kişilerin tamamı gözaltındayken işkence, elle boğma ve aç bırakılarak öldürülen Suriyeli muhaliflerden oluşuyordu. Askeri polis her gün, ölü olarak getirilen bu kişilerin yüz ve beden fotoğraflarını çekerek, numaralandırıp üstlerine teslim etti.
Syria War Crimes yazısına devam et

Ölüm insan için vakti geldiğinde en büyük nimettir

Sizlerle dünyada yaptığı katliamlarla ünlü olan Ariel Şaron’un, hastanede yaşatılmaya çalışıldığı hakkında bir haberi gördüm ve paylaşmak istedim. Hayatta bu kadar zulüm yapan bir insanın sonuda çok acılı olucağı bir gerçektir.

Komaya girdikten kısa bir süre sonra ailesinin de terk ettiği Şaron, bugün itibarıyle tam 4,5 yıldır ölümü bekliyor.

“Kasap” lakaplı İsrail eski Başbakanı Ariel Şaron’un, 4 Ocak 2006 tarihinde beyin kanaması geçirdikten sonra kaldırıldığı hastanede komaya girmesinin üzerinden tam 4,5 yıl geçti.

Komaya girdikten kısa bir süre sonra ailesinin de terk ettiği Şaron, bugün itibarıyla 40 bin 56 saat, bin 669 gün, 55 aydır şuuru kapalı bir biçimde ölümü bekliyor.

Hastaneye yattığında 77 yaşında olan Şaron, yoğun bakımda 82 yaşına ulaştı.
Ölüm insan için vakti geldiğinde en büyük nimettir yazısına devam et

Glad Şalit Müslüman oldu

İsrail Ordusunun Hamas’ın elindeki esir askeri Glad Şalit Müslüman oldu.

İsrail Ordusu’nun Hamas’ın elinde ki esir askeri Glad Şalit bugün gerçekleştirilen takasla özgürlüğüne kavuştu. Şalit’in gördüğü iyi muamele ve Müslümanları tanımasından dolayı İslamı seçtiği öğrenildi.

Ajans5.com Ortadoğu sorumlusu Şerafettin Mollaoğlu’nun aldığı bilgiye göre Şalit Hamas’ın elinde bulunduğu sürece Müslümanları ve İslamı öğrenerek İslamı seçti. Yahudi olan Şalit’in Hamas elindeki esareti onu ebedi Özgürlüğe kavuşturdu.

Filistin’in Sembol İsimleri İstanbul’a Geliyor

Kudüs Müftüsü İkrime Sabri, Mescid-i Aksa Muhafızı Şeyh Raid Salah ve Yardımcısı Kemal El-Hatip 8 Ekim 2011 Cumartesi günü saat 16.30’da İstanbul’da Feshane Kültür ve Sanat Merkezi’nde bir konferans verecek. “Mirasımız Tehlikede” konulu konferansa devlet erkanından da katılım bekleniyor.

Kudüs ve Civarındaki Osmanlı Eserlerini Koruma ve Yaşatma Derneği MİRASIMIZ-DER tarafından organize edilen etkinlik çerçevesinde gelecek olan Filistin’in üç sembol ismi, konuşmalarında Başbakan Tayyip Erdoğan’a teşekkür edecekler.
Filistin’in Sembol İsimleri İstanbul’a Geliyor yazısına devam et

Panetta: ‘İsrail Türkiye’yle İlişkilerini Düzeltmek Zorunda’

Amerika Savunma Bakanı Leon Panetta, Arap Baharı’nın ortasında kalan İsrail’in Ortadoğu’da gittikçe yalnızlaştığını söyledi.

Savunma Bakanı olarak İsrail’e ilk ziyaretini düzenleyen Panetta, İsrailli liderlerin Filistinlilerle görüşmeleri yeniden başlatmak, Türkiye ve Mısır’la ilişkilerini de düzeltmeye çalışmak zorunda olduğunu belirtti.

İsrail yolunda uçakta açıklama yapan Panetta, Amerika’nın bu konuda yardımcı olmaya hazır olduğunu da sözlerine ekledi.

Amerika Savunma Bakanı, bu haftaki temaslarında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Ehud Barak’la, ayrıca Ramallah’ta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Başbakan Selam Feyyad’la görüşecek. Panetta İsrail’den NATO Savunma Bakanları toplantısına katılmak üzere Brüksel’e geçecek.

Leon Panetta, İsrail’in bölgedeki diğer ülkelerle iletişim kurmanın yollarını aramasının kritik öneme sahip olduğunu, komşularına erişmek için çaba göstermezse kendi güvenliğini tehlikeye atacağını kaydetti.

Amerika Savunma Bakanı ayrıca İsrail ve Filistinlilerin önkoşulsuz görüşme masasına dönmesi gerektiğini söyledi. İsrail ve Filistinliler arasındaki doğrudan barış görüşmeleri bir yılı aşkın süredir kesilmiş durumda.

İsrail Ortadoğu Barış Dörtlüsü’nün görüşmelere dönmek için hazırladığı planı resmen kabul ettiğin açıkladı. Ancak tarafların planın koşulları konusundaki görüş ayrılıkları yüzünden görüşmelerin hemen başlaması beklenmiyor.

Ortadoğu Barış Dörtlüsü’nün planı tarafları 2003 yılında Amerika’nın sunduğu “Yol Haritası” çerçevesinde görüşmelere geri dönmeye çağırıyor. Yol Haritası, İsrail’in işgal altındaki yerleşim inşaatlarına derhal son vermesini öngörüyordu. Ancak İsrail’in geçen yıl Doğu Kudüs’teki yerleşim inşaatlarına yeniden başlamasının ardından Filistinliler doğrudan görüşmelerden çekilmişti.

VOA

Avrupa ve Amerika’dan böyle sesler yükselirken, Orta doğuda ” Her yerin sahibi gibi” görünürken, içer de yapılanlar nedir acaba. Bu kadar da insafsızca yorum yapılmaz. Yapılmamalı, hak ne ise o verilmeli.

Heniyye: Zafer Bir Gün Mutlaka Bizim Olacak

Filistin Başbakanı İsmail Heniyye, Mahmud Abbas’ın Filistin Devleti kurma girişimine Cuma hutbesinden sert mesajlar verdi.

Heniyye’ nin Cuma namazı hutbesinde verdiği mesajın ana başlıkları şöyle:

Filistin Devleti’nin tanınması ayaklarıyla Filistin halkının tarihi haklarından vazgeçilmesinin karşısındayız. Siyonist devletle ne şartlarda olursa olsun barış imzalamak niyetinde değiliz. Gazze hükümeti ve Hamas olarak, Filistin Devleti’ne tabi ki karşı değiliz. Ama bunun için Filistin toprağından bir karış bile taviz vermenin karşısındayız.
Heniyye: Zafer Bir Gün Mutlaka Bizim Olacak yazısına devam et

Bağımsız Filistin ABD’nin önünde

BM Güvenlik Konseyi, bugün ilk defa Filistin’in BM’ye devlet olarak tam üyelik başvurusunu resmen ele almak üzere toplandı.

Konsey’in dönem başkanı Lübnan’ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Nevaf Selam toplantının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Konsey’in oybirliğiyle Filistin’in başvurusunu değerlendirecek komiteye gönderme kararı aldıklarını bildirdi.

15 BM Güvenlik Konseyi üyelerinden oluşan ve BM’ye üye olmak isteyen tarafların başvurularını değerlendiren komitenin cuma günü toplanıp Filistin’in başvurusunu gözden geçirip değerlendirmesi beklenirken bu sürecin haftalar, hatta aylar alabileceği konuşuluyor. Bağımsız Filistin ABD’nin önünde yazısına devam et

Mahmud Abbas başkanlıktan liderliğe terfi etti

Filistin Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’e yaptığı devlet statüsü kazanma başvurusu kısa vadede bir netice getirecek gibi görünmese de bu tarihi adımın en çok kazananı şüphesiz Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas oldu. BM’deki konuşması Ramallah’ta binlerce kişi tarafından izlenen Abbas, daha bir hafta öncesine göre çok daha güçlü bir profille döndüğü Ramallah’ta yine binlerce kişi tarafından coşkulu bir törenle karşılandı. Filistin yönetiminin önde gelen bakanlarından ve Abbas’ın BM delegasyonunda yer alan bir isim olan Dr. Mohammad Shtayyeh de Abbas’ın kazandığı kredibiliteyi “Abbas artık başkanlıktan liderliğe terfi etti” diye özetliyor.

Filistin Yönetimi’nde efsanevi liderleri Yaser Arafat tarafından atandığı Kamu Çalışmaları ve İskan Bakanlığı’nı 1996’dan beri sürdüren Dr. Mohammad Shtayyeh, BM’ye yaptıkları başvurunun aynı zamanda Mahmud Abbas için bir siyasi referandum özelliği taşıdığını doğruluyor. Cihan Haber Ajansı’na konuşan Shtayyeh, “Her yönüyle Abbas’ın kredibiletisi hep vardı; ama konuşması ve BM’ye başvurması, kararlılığı ve bütün baskılara rağmen aynı yönde devam etmesi ona Filistin topraklarında ciddi popüler destek getirdi. Sadece burada değil Lübnan Suriye ve bütün Arap ülkelerinde de getirdi.” ifadelerini kullanıyor.
Mahmud Abbas başkanlıktan liderliğe terfi etti yazısına devam et

Erdoğan: Dünya beş ülkenin kölesi olmuş

Başbakan Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler toplantıları için New York’ta olduğu sırada Time dergisine özel bir röportaj verdi. Derginin beş muhabirinin gerçekleştirdiği röportajda Erdoğan, BM’nin reform sürecine girmesinin şart olduğunu ve Güvenlik Kurulu’nda ‘kalıcı üyelik’ statüsünün kaldırılması gerektiğini belirtti.

“Filistin davasına ve devlet olma girişimlerine çok açık destek verdiniz. BM’de yaşanan bu gelişmelerin barış sürecine zararlı olduğunu söyleyenler var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Erdoğan BM Güvenlik Konseyi’nin ilk iş olarak Filistin halkının taleplerine olumlu yanıt vermesi gerektiğini, diğer konularınsa “iki devlet arasında konuşulması gerektiğini” belirtti. Erdoğan ayrıca, 1967 sınırlarının öncelikli mesele olduğunu ifade ederek, “İsrail başta 1967 sınırlarına dönmeyi kabul etti, ancak sonradan bu idealden uzaklaştı. Yeniden bu noktaya gelmeleri gerek” dedi.
Erdoğan: Dünya beş ülkenin kölesi olmuş yazısına devam et

İsrail solundan Bağımsız Filistin’e destek

İsrail ile Türkiye arasında yaşanan son dönemdeki politik çekişme bazı çevreler tarafından halklar arası bir düşmanlığa indirgenmek isteniyor. Her iki ülkede de savaşı, militarizmi ve şovenizmi savunanların ve bu duyguları yerleşik hale getirmek isteyenlerin sayısı bir hayli fazla. Buna karşılık yine her iki ülkede de hatırı sayılır bir grup var; Her şeye inat barışı, halklar arasında kardeşliği savunan. İsrail’deki Meretz Partisi de bunlardan biri. Filistin’in bağımsızlığını savunan, bölgede kalıcı barış isteyen, agresif politikalara son verilmesini isteyen, Türkiye-İsrail gerilimine milliyetçi duygularla bakmayan “başka türlü bir İsrail”in de mümkün olduğunu gösteren Meretz’in Genel Sekreteri Dror Morag ile bölgedeki gelişmeler hakkında konuştuk.

Filistin’in bağımsızlığı önümüzdeki günlerde BM’de oylanacak. Sizin oylama hakkındaki tutumunuz nedir?
Biz Meretz olarak bağımsız bir Filistin’i savunuyoruz. 1967 sınırlarına göre kurulmuş iki devlet, bölgedeki çatışmaları bitirebilecek bir çözümdür. Filistin halkının bağımsızlık isteğine saygı duyuyoruz, her halk gibi onların da bağımsızlığı en temel haklarıdır. Binyamin Netanyahu hükümetine de Filistin’in bağımsızlığını tanıma çağrısı yaptık, ancak onlar çözüm değil, çözümsüzlük istiyorlar.
İsrail solundan Bağımsız Filistin’e destek yazısına devam et