Etiket arşivi: Hacc Suresi

İmanınızı test edin!

Ey iman edenler! İman edin! İmanınızı test edin!

Kur’an’da, seksen sekiz yerde “Ey iman edenler!” (Ya Eyyühellezine âmeû) ifadesi yer alıyor. Bu, bir medih/övgü hitabıdır. Rivayet edildiğine göre inananlara Tevratta “Ey miskinler!” şeklinde geliyordu hitap. Kur’ân’a gönül verenler ise, ey iman edenler hitabıyla, şereflendi ve bu ifadeyle imanda sabit ve daim olmaya, imanın gereklerini yapmaya tahrik ve teşvik edildiler.[1] Bu ifadeyle başlayan ayetler mü’minlere çok önemli hükümleri bildiriyor. Onların iman sahipleri olduğuna dikkat çekerek, imanın gereğini yerine getirmeye ve imanı korumaya çağırıyor. Bu ifadeyle Yüce Allah, inanan kullarını doğrudan muhatap alıyor ve onların imanlarını harekete geçiriyor. İbn Mesûd, bu ifade ile ilgili olarak şunları söyler:“Yüce Allah’ın ‘Ey iman edenler’ çağrısını duyduğun zaman kulaklarını aç ve can kulağıyla onu dinle. Çünkü bu çağrıdan sonra O, ya hayırlı bir işi sana emrediyordur, ya da seni kötü bir şeyden sakındırıyordur. “[2] İmanınızı test edin! yazısına devam et

Tilavet Secdesinde geçen Ayetler


Tilavet Secdesi, Kur’an da geçen 14 ayetin okunduğu zaman üzerimize yapmamız Sünnet olan secdedir. 3 Şekil de yapılabilir

 

  1. Eğer secde edecek durumda değilseniz 3 defa Sübhanallah, Elhamdulillah, La ilahe illallah ve Allah Û Ekber demek
  2. Kur’an biliyorsanız Bakara Suresi 285. ayetinde geçen ve duyduk itaat ettik dediğimiz ayeti 3 defa okumak.
  3. Eğer Onu ezbere bilmiyorsanız 3 defa sübhâne rabbiye’l-a’lâ demeniz

Bunlardan hangisini yaparsanız olur. Daha fazla ayrıntı içinde Tilavet Secdesi isimli konuya bakabilirsiniz. Burada ise geçen o 14 Ayetin Meallerini sizinle paylaşacağım İnşallah. Tilavet Secdesinde geçen Ayetler yazısına devam et

Tilavet secdesi

Kur’ân’da on dört yerde geçen secde âyetlerinin okunması veya işitilmesi halinde yapılan secdeye denir.

Hanefîlere göre vacip, Şafiî ve Hanbelîlere göre sünnet-i müekkededir. Bir mecliste, aynı secde âyeti birden fazla okunursa bir secde yapmak yeterlidir. Namaz dışında secde âyetini okuyan veya secde âyetini işiten kişi, tilâvet secdesine niyet ederek tekbir alır. Daha Sonra ayakta(Kıyam) ellerini bağlar ve secdeye gider. Üç defa “sübhâne rabbiye’l-a’lâ” veya “ve kalu semi’na ve eta’na ğufraneke rabbena ve ileykel masîr.”(duyduk ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır.» dediler.(Bakara, 2/285)) der ve dedikten sonra tekbir alarak secdeden kalkar. Ayağı kalktıktan sonra ise selam vererek namazı bitirir. Tüm Ayetler için niyet ve şekil böyle iken Sadece Sâd Suresi 24. Ayette farklıdır. Onda ise HAMD niyeti ile secde edilir. Yapılış şekli ise aynıdır(Şafii).

Namazda secde âyeti, okunması halinde, kıraat eden kişi en çok üç âyet daha okuyup rükû’a eğilecekse, tilâvet secdesine niyet ederek rükûa gider. Yapmış olduğu bu rükû aynı zamanda tilâvet secdesi yerine de geçer. Şayet rükûa eğilmeyip de kıraata devam edecekse, tilâvet secdesine niyet ederek direk olarak secdeye gider ve secdeyi tamamladıktan sonra doğrudan ayağa kalkar ve kaldığı yerden kıraata devam eder. Namaz içerisinde tilavet etmeye niyet etmek aklından tilâvet secdesi yapacağını geçirmekle yapılır; dil ile söylenmez.
Tilavet secdesi yazısına devam et

Mağfiret

Allah’ın, kullarının işlediği suç ve günahları örtüp affetmesi, bağışlaması anlamına gelen bir terim Kur’an-ı Kerim’de yirmi sekiz ayrı yerde geçer.

İsimlerinden biri de “Gaffâr” olan Allah Teâlâ, kullarının yaptıkları hata ve günahları bu isminin bir tecellisi olarak affeder. Bu itibarla, Cenâb-ı Hak “Gaffâru’z-Zünûb” (Günahları affeden) olarak bilinir. Mağfiret kelimesinin kökü olan, “Gufrân” da, affetmek, bağışlamak demektir. Allah Teâlâ’nın affedicilik vasfını ifade eden “Gâfûr” kelimesi Kur’an-ı Kerim’de bir yerde; yine aynı manaya gelen “Gâfir” kelimesi doksan bir yerde; “Gaffâr” kelimesi ise, dört yerde geçmektedir. Bu da Allah Teâlâ’nın kullarına olan affı ve bağışının ne derece büyük olduğunun bir ifadesidir.
Mağfiret yazısına devam et

Reenkarnasyon (Tenâsuh) Aldatmacası

İkinci yaşam ile ilgili bir ara kafam çok fazla karışık idi. Bunun ana sebebi ise o zamanlar yaşadığım duygusal boşluktan kaynaklanıyordu. Bu konu ile alakalı 3 defa uyutulup eski yaşamlarımı bile inceledim. Ama daha sonra Kuran-î kerim de şu vereceğim bilgiler ışığında bunun olamayacağı hususuna vardım. Bir diğer etken ise Değerli hocam H. Mustafa’ın yaptığı şu tevazü idi : Allah her insan sevindiğinde bir melek yaratıyor da, neden aynı ruh’u her zaman gönderme gereği görsün. Haşa Allah tekrardan ruh yaratamıyormu ki eski ruh’u tekrardan gönderiyor. Şimdi konu ile alakalı Bakara, Al-î İmran, Nuh, Mu’minun surelerinde geçen bazı ayetleri inceleyelim. Bu yazıyı yazarken Ahmed Hulusi hocanın kitaplarından çokça yararlandım. Allah doğru yolda olan ve herkesi o yol’a çağıranlardan razı olsun.
Reenkarnasyon (Tenâsuh) Aldatmacası yazısına devam et