Etiket arşivi: Hz. Adem A.S.

Kuran-ı Kerim de geçen Peygamberler

Vahiy meleği vasıtasıyla Yüce Allah tarafından gönderilen ilâhî emirleri ve yasakları insanlara bildirmekle vazifeli kimselere Kur’an-ı Kerîm’in dilinde “Nebî, resûl, beşir ve nezîr” adlari verilir. Bunlar her bakimdan üstün ve seçkin kimselerdir. Peygamberler günah işlemezler, yalan söylemezler, emanete hiyanet etmezler, Allah’tan aldıkları emirleri olduğu gibi insanlara bildirirler. Çok zekî, uyanık ve mantıklı kimselerdir. Peygamberlerin bir kısmı bir kavme, bir bölgeye, bazıları da bütün âleme ve insanlığa gönderilmiştir. Bunların ne kadar oldukları bildirilmemiştir; sayılarını ancak Allah bilir. Kur’an-ı Kerîmde peygamberlerin sadece bir kısmından bahsedilir. Onlar da şunlardır:

1. Hz. Adem (a.s)
2. Hz. Idris (a.s)
3. Hz. Nuh (a.s.)
4. Hz. Hûd (a.s)
5. Hz. Salih (a.s)
6. Hz. Ibrahim (a.s)
7. Hz. Ismail (a.s)
8. Hz. Lût (a.s) Kuran-ı Kerim de geçen Peygamberler yazısına devam et

Miraç Kandili

Miraç (ISRA) Gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde (Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe’de Hatim’de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib’in evinde yatarken) Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ’ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam Mescid-i Haramdan (Mekke’den), Mescid-i Aksâ’ya (Kudüs’e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs’e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa’nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ’ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miraçını kutladılar. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam burada peygamberlere iki rekat namaz kıldırdı, bir hutbe okudu. Bir rivayette Hz. İsa’nın doğduğu yer olan Betlaham’a uğradı, orada da iki rekât namaz kıldı. Ve bugün Kubbetü’s-Sahra’nın bulunduğu yerden Muallak Taşının üzerinden Miraça yükseldi. Miraç Kandili yazısına devam et

Dünya Düzeni

Adem ve Havva’nın çocuklarının kavgası ile başlar yer yüzünde hak ile batılın savaşı, diğerinin ötekine üstün gelme mücadelesi. Ötekileşen aynı anadan ve babadan dünyaya gelmiş olmasına rağmen. Bir yaratılış gerçeğidir insanın içinde barındırdığı ve devamlı mücadele içinde olduğu bir kendisi birde çevresinde aynı mücadele içinde olan başka bir insan gerçeği, bu etkileşim sonucunda insanlar var oldukları çevreyi , var olan çevrede mevcut bulunan toplumu, toplumlar kitleleri olmak üzere zincirleme olarak zaman ve mekanı verdikleri karar doğrultusunda ya haktan yada batıldan yana şekillendirirler ve bunu gelecek olan nesillere miras olarak bırakırlar. Kainatı yaradan mükemmel bir denge içinde bütün var ettiklerini atomdan evrenin tümüne kadar bildiğimiz bilmediğimiz herşeyi kusursuz idare eden Allah mevcut olan bu tarihi süreçte ilk insanla beraber dünya içinde insanlara klavuzluk edip hakkın kendisinin ne olduğunu insanlar unuttukça hatırlatıracak elçilerle insana yardımcı olacak burda özgür iradesiyle seçim yapmasına izin verecektir.

İnsanlar bu süreçte babalarına, bulundukları toprak parçasına, arkadaşları gibi bir takım sebeblere göre ya kimliklerine göre yada genlerinde yazılan ilahi koda göre hareket edeceklerdir. Toplumları iyi çözen kişiler mensup bulundukları inanca göre davalarına hizmet etmeye ve bir güç unsuru olma arzusuyla yol alırlar. Burda akılda bulundurulması gereken hakkın kuralları olduğundan bu kurallara göre hareket ettiğinden bu kurallarında bir maksadı olduğundan sebep gösterilen hedefe ulaşmada herşeyi mübah göremeyeceği gerçeğinden dolayı dahil olduğu oyuna zahirde 1-0 mağlup başladığı düşünülürse, işinin hem kendiyle, hem toplumla vede ötekileşen batılla kıyasla zor olduğu aşikardır. Tarihi sürectede bu böyle olmuş acı ceken taraf başlangıçta hak tarafı olmuş ama sonunda sabır ve güzel işlerinden dolayı galip gelen taraf olmayı başarmışlardır. Bugün dünyanın içinde bulunduğu sürecte geçmiş toplumları sosyolojik olarak incelediğimizde yapılan hataları, kullanılması gereken stratejileri çok bariz bir şekilde görebiliriz.
Dünya Düzeni yazısına devam et

Hamd

Bismillâhirrahmânirrahîm
El hamdu lillâhi rabbil âlemîn (âlemîne). Er rahmânir rahîm(rahîmi). Mâliki yevmid dîn(dîne). İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn(nestaînu). İhdinas sırâtel mustakîm(mustakîme). Sırâtallezîne en’amte aleyhim ğayril mağdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne).

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Hamd, Alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. O Rahman, Rahim, O, din gününün maliki Allah’ın. Sade Sana ederiz kulluğu, ibadeti; sade Senden dileriz yardımı, inayeti Yarab! Hidayet eyle bizi doğru yola, O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

Kur’ani kerim de açılış olan Fatiha suresi ile başladık. Fatiha suresi dışında 43 ayette daha Hamd geçmektedir. Hamd ve şükür Allah’a yapılan övgüdür. Allah’ın verdiklerinin karşılığında Allah’a yapılan senadır. teşekkür istikametinde kullanılır. Hamd yalnızca Allah’a mahsustur başkasına yapılmaz. Kurani Kerim de pek çok kez bunu görürüz zaten. Hamd geçen her yerde Allah’a mahsus olduğu belirtilmiştir. Yeri, Göğü ve arasında ki bütün alemleri yaratan Allahtır. Hamd yazısına devam et

Peygamberlik Nedir

Burada okuyacağınız bilgiler Ebül-berekât Abdüllah Süveydî ait olan ve Hakikat Kitap evi tarafından basımı yapılan HAK SÖZÜN VESÎKALARI kitabında yer alan 6.risâleden alıntılardır.

Allahü teâlâ, dünyâda bütün insanlara acıyarak, fâideli seyleri yaratıp göndermekdedir. Âhıretde, Cehenneme gitmesi gereken âsî mü’minlerden diledigini afv edecek, dogruca Cennete kavusduracakdır. Her canlıyı yaratan, her vârı, her ân varlıkda durduran, hepsini korku ve dehsetden koruyan yalnız Odur. Böyle bir Allahın serefli ismine sıgınarak, bu kitâbı terceme etmege baslıyoruz.

Allahü teâlâya hamd olsun! Onun çok sevdigi Resûlü Muhammed aleyhisselâma salât ve selâm olsun! Bu yüce Peygamberin temiz Ehl-i beytine ve âdil, sâdık Eshâbının hepsine hayrlı düâlar olsun! Allahü teâlâ, kullarına çok acımakda, onların dünyâda râhat ve huzûr içinde yasamalarını, âhıretde de sonsuz se’âdete kavusmalarını istemekdedir. Bunun için, insanlar arasından seçdigi en üstün, en iyi kimseleri Peygamber yapmıs, bunlara kitâblar göndererek huzûr, se’âdet yolunu göstermisdir. Se’âdete kavusmak için, önce kendisine ve Peygamberlerine inanmak lâzım oldugunu bildirmis, sonra kitâblarındaki teklîflere uymagı emr etmisdir. Böyle inanan ve teklîfleri begenen insana (Mü’min) ve (Müslimân) denir. Peygamberlik Nedir yazısına devam et

Şeytanın Hileleri

Bu cep kitabi, Muhyiddin-i Arabi’nin “Seceret’ül Kevn” adli eserinden alıntı yapılmıştır.

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun… Salat ve selam, efendimiz Emin Peygamber Muhammed’e… Sonra, onun ak aline… ve ashabının tümüne olsun.
Ibn-i Abbas (r.a.) Hz.’inden naklen Mu-az b. Cebel rivayet ediyor
– Bir gün Resülullah (s.a.v.) ile beraberdik. Ensar dan birinin evinde toplanmıştık… Tam bir cemaat olmuştuk. Sohbete dalmıştık. Bu arada, dışarıdan bir ses geldi;
– Ev sahibi… İçerdekiler.. Eve girmem için bana izin verir misiniz? Benim sizden bir dileğim var. Görülecek bir isim var.
Bunun üzerine, herkes Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin yüzüne bakmaya başladı. Orada ve her zaman büyük oydu… izin ondan çıkacaktı. Resülullah (s.a.v.) Efendimiz, duruma vakıf oldu ve:
– “Bu seslenen kimdir, bilirmisiniz ?..” Buyurdu… Biz hep birden söyle dedik:
– En iyi bilen Allah ve Resulüdür. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz:
– “O, laîn Iblistir. -Şeytandır-. Allah’ın laneti onun üzerine olsun…”
Buyurunca; hemen Hz. Ömer:
– Ya Resülullah, bana izin veriniz onu öldüreyim.
Dedi… Resülullah (s.a.v.) Efendimiz bu izni vermedi; söyle buyurdu:
– “Dur ya Ömer, bilmiyor musun ki; ona belli bir vakte kadar mühlet verilmiştir..
Öldürmeyi bırak.”
Sonra söyle buyurdu:
– “Kapıyı ona açın gelsin… O, buraya gelmek için emir almıştır. Diyeceklerini anlamaya çalısınız. Size anlatacaklarını iyi dinleyiniz…”
Şeytanın Hileleri yazısına devam et

Hz. Adem (A.S.) Ve İlk İnsanın Yaratılışı

Allah Azze ve Celle, hiç birşeyi yaratmadan önce kendi Nurundan Evrene Rahmet olarak gönderilen Enbiyaların Şah’ı Hz. Muhammed Mustafa Sallahu Aleyhi Vessellem’i yaratmıştır. ilk yaratılan Ruh ona aittir. Daha sonra melekler ve diğer cismani varlıklar yaratılmıştır.

İnsan yaratılışı Kuran-î Kerimde iki evre olarak geçmektedir. Bunlardan birincisi Hz. Adem (A.S.)’in yaratılışı ve diğer insanların yaratılışı olarak ele alırız. Hz. Adem (A.S.) yaratılışı ile ilgili olarak, yaratılmadan önce Allah Azze ve Celle Meleklere şöyle sesleniyor Yeryüzünde bir Abd yaratacağım, melekler ise yaratacağın bu Abd’ın yeryüzünde günah işleyeceğini kan dökeceklerini söylemektedir. Bunla ilgili olarak Bakara suresi 30. ayeti kerimede şöyle denmektedir.
Hz. Adem (A.S.) Ve İlk İnsanın Yaratılışı yazısına devam et