Etiket arşivi: Hz. Davud a.s.

Kuran-ı Kerim de geçen Peygamberler

Vahiy meleği vasıtasıyla Yüce Allah tarafından gönderilen ilâhî emirleri ve yasakları insanlara bildirmekle vazifeli kimselere Kur’an-ı Kerîm’in dilinde “Nebî, resûl, beşir ve nezîr” adlari verilir. Bunlar her bakimdan üstün ve seçkin kimselerdir. Peygamberler günah işlemezler, yalan söylemezler, emanete hiyanet etmezler, Allah’tan aldıkları emirleri olduğu gibi insanlara bildirirler. Çok zekî, uyanık ve mantıklı kimselerdir. Peygamberlerin bir kısmı bir kavme, bir bölgeye, bazıları da bütün âleme ve insanlığa gönderilmiştir. Bunların ne kadar oldukları bildirilmemiştir; sayılarını ancak Allah bilir. Kur’an-ı Kerîmde peygamberlerin sadece bir kısmından bahsedilir. Onlar da şunlardır:

1. Hz. Adem (a.s)
2. Hz. Idris (a.s)
3. Hz. Nuh (a.s.)
4. Hz. Hûd (a.s)
5. Hz. Salih (a.s)
6. Hz. Ibrahim (a.s)
7. Hz. Ismail (a.s)
8. Hz. Lût (a.s) Kuran-ı Kerim de geçen Peygamberler yazısına devam et

Hz Süleyman as ın Duası

Hz Süleyman”ın önemli özelliklerinden biri, büyük bir güç ve iktidara sahip olmasıydı Ona birçok üstün yetenekler de verilmişti Hz Süleyman”a verilen bu üstün yetenekler arasında cinleri yönetmek, hatta hayvanlarla konuşmak da bulunuyordu Süleyman”ın hayvanların konuşmalarından anlaması Kuran ayetlerinde şöyle aktarılır:

Süleyman, Davud”a mirasçı oldu ve dedi ki: “Ey insanlar, bize kuşların konuşma-dili öğretildi ve bize herşeyden (bol bir nimet) verildi Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür”(Neml Suresi, 16)

Kendisine verilen üstünlüklerden dolayı Allah”a şükreden Hz Süleyman”ın duası ise şöyledir:

“Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat” (Neml Suresi, 19)

Allah Hz Süleyman”a bazı özel yeteneklerin dışında büyük maddi imkanlar da sunmuştu Hz Süleyman da bu zenginliklere karşı O”na hep şükretmiş ve şöyle dua etmişti:

Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin (Sad Suresi, 35) Hz Süleyman as ın Duası yazısına devam et

Batılı Filozoflar (Kur’ân’ı Tasdikleri ) Risale-i Nur Külliyatından

Burada sizin ile paylaşacağım bilgilerin tümü Risale-i Nur Külliyatında olduğu gibi size aktarılmıştır. Yorum veya değiştirme yapılmamıştır.

Ecnebî filozofların Kur’ân’ı tasdiklerine dair şehadetleri
(Bu filozofların Kur’ân hakkındaki senalarının bir hülâsası küçük Tarihçe-i Hayat’ta ve Nur Çeşmesi Mecmuasında yazılmıştır.)

PRENS BISMARCK’IN BEYANATI

Sana muasır bir vücut olamadığımdan müteessirim, ey Muhammed (a.s.m.)

Muhtelif devirlerde, beşeriyeti idare etmek için taraf-ı Lâhutîden geldiği iddia olunan bütün münzel semavî kitapları tam ve etrafıyla tetkik ettimse de, tahrif olundukları için, hiçbirisinde aradığım hikmet ve tam isabeti göremedim. Bu kanunlar değil bir cemiyet, bir hane halkının saadetini bile temin edecek mahiyetten pek uzaktır. Lâkin Muhammedîlerin (a.s.m.) Kur’ân’ı, bu kayıttan âzâdedir. Ben, Kur’ân’ı her cihetten tetkik ettim, her kelimesinde büyük hikmetler gördüm. Muhammedîlerin (a.s.m.) düşmanları, bu kitap Muhammed’in (a.s.m.) zâde-i tab’ı olduğunu iddia ediyorlarsa da, en mükemmel, hattâ en mütekâmil bir dimağdan böyle harikanın zuhurunu iddia etmek, hakikatlere göz kapayarak kin ve garaza âlet olmak mânâsını ifade eder ki, bu da ilim ve hikmetle kabil-i telif değildir. Ben şunu iddia ediyorum ki, Muhammed (a.s.m.) mümtaz bir kuvvettir. Destgâh-ı kudretin böyle ikinci bir vücudu imkân sahasına getirmesi ihtimalden uzaktır. Batılı Filozoflar (Kur’ân’ı Tasdikleri ) Risale-i Nur Külliyatından yazısına devam et