Etiket arşivi: Hz. Muhammed S.A.V

Asr-ı Saadet’te Ticaret ve Tüccar Sahabîler

Siyer Yayınları’ndan çıkan kitap 230 sayfadan oluşuyor. Derin bir araştırmanın mahsulü olduğu her halinden belli olan kitap, Giriş ve Sonsöz dışında, dört ana bölümden oluşyor. Asr-ı Saadet’te Ticaret ve Tüccar Sahabîler yazısına devam et

Mevlid Kandili

Adı güzel Kendi Güzel alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Muhammed S.A.V. doğum günü. Bütün alemler’e gelmiş olan ve tek kurtuluşumuz olan bu Mübarek insanın doğum gününü canı yürekten kutlamak biz inananlara düşen görevimizdir. Peygamber efendimiz Hicri takviminin 571.yılının Rebiü’l-evvel ayının 12.gecesi bir Pazartesi gecesi Dünyayı şereflendirmiştir (Milâdî takvime göre ise bu, Nisan ayının 20.gününe denk gelmektedir). Bu mübarek geceyede Mevlid Kandili denilmektedir.

Bu gecenin önemini izah etmek gerekirse. Biz inanlar kuşkusuz ki Kitabımız Kuran-î Kerime canı yürekten inanmış. Allah’a, bizi yaklaştıracak güzelliklere varmak için elimizden gelenleri yapmaktayız. Bu Yüce dine inandığımıza göre bu dinin oluş sebebine çok büyük saygı duymaktayız. Kadir gecesi bildiğiniz gibi 1000 aydan daha hayırlı bir gündür. Böyle bir günün olması için yani Kuran-î Kerimin inmesi için, öncelikle Peygamber Efendimizin doğması lazım. Ve bugun onun, o mübarek insanın doğduğu gündür. Devamı

Hz. Muhammed’e (s.a.v.) İngilizce mektup yarışması

RİSALEHABER-İlköğretim öğrencileri için İngilizce “Hz. Muhammed’e (sav) mektup” yarışması düzenleniyor.

”Hem İngilizce hem de kendi değerlerimizi öğreniyoruz” sloganıyla İngilizce hikaye kitapları çıkaran Galaksi Yayıncılık bu yıl Nisan ayında kutlayacağımız Kutlu Doğum programı için Türkiye geneli bütün ilköğretim öğrencilerinin katılacağı ”Letters to the Prophet Muhammed (p.b.u.h) from little hearts” (Minik kalplerden Hz. Muhammed’e (sav) mektup) yarışması düzenliyor.
Hz. Muhammed’e (s.a.v.) İngilizce mektup yarışması yazısına devam et

EFENDİMİZ (s.a.v) ADINA KURBAN KESMEK

Sahn-ı Semân’da yaptığımız 6 Ekim tarihli seminerin soru-cevap kısmında, Efendimiz (s.a.v) adına kurban kesmenin caiz olup olmadığı şeklinde bir soruya muhatap oldum. Doğrusu –orada da söylediğim gibi– bu, ilk defa duyduğum birşeydi. Günümüzde “Efendimiz (s.a.v) adına sen de bir kurban kes” diyerek insanlardan kurban parası toplayanlar bulunduğuna da böylece muttali olduk!
EFENDİMİZ (s.a.v) ADINA KURBAN KESMEK yazısına devam et

Mekke’nin Fethi

Mekke, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz s.a.v.’in dünyaya teşrif buyurdukları, çocukluk ve gençlik yıllarını geçirdiği şehir… Nübüvvet kitabının hem ön sözünün hem de son sözünün indirildiği, Hz. Adem a.s.’dan itibaren tevhit inancının merkezi ve müslümanların kıblesi olan Kâbe’nin de bulunduğu şehir. Mekke’nin Fethi yazısına devam et

Hz. Hasan R.A.

HZ. HASAN R.A. 28 SAFER DE ŞEHİT DÜŞMÜŞTÜR. Bu yıl 31 Aralığa denk gelmektedir.

Hz. Ali ile Hz. Fatima’in ilk çocugu olan Hz. Hasan, Medine’de 625 tarihinde dogdu. Taberistan’in ve Kuzey Afrika’nin fethinde bulundu. Hz. Osman’in asiler tarafindan kusatildigi dönemde, kardesi Hüseyin ile beraber, onu korumak amaciyla kapisinda nöbet beklemesi disinda, babasinin hilafetine kadar hiçbir siyasî hadisede yer almadi. Hz. Ali döneminde ise Hz. Aise’nin ordusuna karsi savasmak üzere, asker toplamak amaciyla, Kûfe’ye, ünlü sahabi Ammâr b. Yâsir ile beraber gönderildi.[1] Babasinin hilafeti döneminde cereyan eden savaslarin tamamina istirak etti. Hz. Hasan R.A. yazısına devam et

Bediüzzaman: Bizim Mesleğimiz Kardeşliktir

“Zaten mesleğimizin esası uhuvvettir. Mesleğimiz haliliye (Allah’ın dostu olan Hz. İbrahim(as)’ın örnek alındığı yol) olduğu için, meşrebimiz hıllettir(çok güçlü dostluktur).

Hıllet ise, en yakın dost ve en fedakar arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olmak iktiza eder. Bu hılletin üssü’l-esası(en temel şartı), samimi ihlastır.
Bediüzzaman: Bizim Mesleğimiz Kardeşliktir yazısına devam et

Tesettür Âyetinin Tefsirindeki İncelikler

Muhammed Ali Es-Sabunî Hazretleri, Ahkâm Tefsiri’nde bu ayetten çıkarılacak hükümle hakkında ve bu vesileyle örtünmenin İslam’daki yeri hakkında çok tafsilatlı ve tatminkar izahlarda bulunmuştur:

“… Allahu taala sevgili Peygamberine şöyle hitap etmektedir: Ey peygamber, Allah (cc)’ın emirlerini mümin kullarına ilet ve evvela bu emirleri kendin de uygula. Müminlerin anneleri olan temiz zevcelerine, faziletli kızlarına, İslam’ın getirmiş olduğu örtünme şekliyle örtünmelerini, erkeklerin bakışlarından korunmalarını emret. Evvela bunlar Örtünsünler ki diğer kadınlara iffet ve örtünmede örnek olsunlar. Hiçbir fasık ve facir de onları görmesin. Örtünmeyi bütün mümin kadınlara da emret. Onlar da güzelliklerini, ziynetlerini örtecek bir dış elbise giysinler. Bu elbise ile bütün İnsanların dillerinden, gözlerinden uzaklaşsınlar, kendilerini korusunlar. Bu örtüleriyle yüzlerini ve diğer vücut azalarının tamamını kapatsınlar. Böylece cariyelerden ve ahlaksız kadınlardan seçilsinler, garazkâr kimselere hedef olmasınlar, facir kadınlardan da uzak olsunlar. Hiç kimse onlara kötülük ve fenalık düşünemesin.

Mümin kadınların örtüleri, iffet ve namuslarını korumaya en büyük sebeptir. Artık onlardan kalbi bozuk kimseler de bir şey umamazlar. Allah-u teala emirlerini yerine getirene mağfiret eder. O, bütün kullarına da en çok merhamet edendir. Onlara ancak dünyada selamete, ahirette saadete vesile olarak şeyleri emreder.
Tesettür Âyetinin Tefsirindeki İncelikler yazısına devam et

Kemal Kelleci: Fî Zilal-il Kur’an’ı okudum, hayatım değişti!

“Seyyid Kutup’un Fi Zilali’nin çıkacağını duyduk 1974’te. Demiryollarında çalıştığım için sık sık İstanbul’a gelip giderdim. Fi Zilal’i görünce ben bittim. Baktım, Kur’an anlaşılıyor. Beni bu tefsir sardı. Hem çalışıyorum hem okuyorum. Gece sabahlara kadar Fi Zilal okuyorum. Gözlerim kanlandı. Elime defter alıyorum, mealleri yazıyorum. Kocaman defter oldu. Kur’an anlaşılıyor, bunu anladım ama kimseye söylemiyorum.”

Kemal Kelleci ismi genç nesil tarafından pek bilinmese de bir kuşağa çok şey ifade ediyor. Ankara’da 1950’li yıllardan bu yana İslami çevrenin hemen hemen her sivil toplum kuruluşunda çalışmış, Kemal Kelleci: Fî Zilal-il Kur’an’ı okudum, hayatım değişti! yazısına devam et

Bilteci silah iddialarına cevap verdi

Mısır’da darbe yönetimi tarafından hakkında tutuklama kararı çıkartılan Bilteci, İhvan üyelerine karşı yürütülen katliam ve tutuklama olaylarına ilişkin özel bir televizyon kanalına açıklama yaptı.

Bilteci, şunları söyledi:

“Darbeciler halkı saptırmak ve dışarıda darbeyi haklı göstermek için ‘teröre karşı savaş’ terimini ön plana çıkarıyorlar. Ordu tutuklu İhvan liderlerinin öldürülmesi olayını örtbas etmek için 25 askerin öldürülmesi olayını tezgahladı.

Darbe yönetimi İhvan’ın terörist faaliyetlerde bulunduğuna dair bir delil dahi getiremedi. Rabiatul Adeviyye’de silah bulundursaydık ilk önce evlatlarımızı korumak için kullanırdık. İhvan’ın milisleri vardı da neden kendi liderlerini korumak için kullanmadı. İhvan eğer bir terör örgütüyse geçici hükumetin Başbakanı Hazim el-Biblavi bizimle hükumet kurmak için nasıl diyaloğa geçiyor.”

Rabiatul Adeviyye Meydanı’nda darbe karşıtı gösterilere katıldığı esnada keskin nişancılar tarafından vurularak hayatını kaybeden Esma el-Bilteci, İhvan liderlerinden Muhammed el-Bilteci’nin kızıydı.

YeniŞafak

Arap Baharı gerçek ruhunu şimdi buldu

Mısır’da neredeyse her gün yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Demokrasi için özgürlük için direnen halk, Mısır Ordusu tarafından katlediliyor. En acısı da demokrasiyi, özgürlükleri savunan Batı bu gelişmelere sessiz kalıyor. ‘Yeter artık, durun’ demiyor. Biz de bu sessizliğin altında yatan nedenleri Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden Dilbilim Profesörü Noam Chomsky ile görüştük. Chomsky’in Yeni Şafak’a özel çarpıcı açıklamaları şöyle: Arap Baharı gerçek ruhunu şimdi buldu yazısına devam et

MÜSLÜMAN YALAN SÖYLEMEZ

“İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında onu gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” (Kaf: 18)

Abdullah bin Mes’ûd radıyallâhu anh’den rivâyet edildiğine göre Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki doğruluk hayra ve iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddık (doğru sözlü) diye kaydedilir. Yalancılık sapıklığa sürükler. Sapıklık da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır”. (Buhâri, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizi, İbni Mâce)

Hadis-i şerifteki bu tesbit, yalan konusunda son derece dikkatli olunması için çok ciddi ve açık bir uyarıdır. Yalanın küçüğü büyüğü olmaz demektir. Ayrıca yalancılığın ve sahteciliğin İslâm’da yeri olmadığını ortaya koymaktadır.
MÜSLÜMAN YALAN SÖYLEMEZ yazısına devam et

Peygamberimiz Ramazan’ı nasıl değerlendirirdi?

Peygamber Efendimiz, Ramazan’da ibadete ayrı bir ehemmiyet verirdi.  Sahura kalkmayı teşvik eder, iftarda fazla yemekten kaçınırdı. Ramazan’ın bir hediyesi olan teravih namazını ihmal etmez, bol bol sadaka dağıtırdı.

Ramazan orucu hicretin ikinci senesinde farz kılınmış ve sahabe-i kiram efendilerimiz, Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile dokuz yıl Ramazan orucu tutma bahtiyarlığı yaşamışlardı. Bu ne büyük bir saadet, bu ne büyük bir devletti. Acaba Asr-ı Saadet Ramazanları nasıl beklenir, nasıl eda edilir, nasıl uğurlanırdı? Peygamberimiz Ramazan’ı nasıl değerlendirirdi? yazısına devam et

Harvard, okulun duvarına ayet-i kerime astı

Dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olarak gösterilen Harvard Üniversitesi, Hukuk Fakültesi Kütüphanesi’nin girişine Kur’an’ı Kerim’den bir ayet astı. Adalet kavramını en iyi anlatan  ifadelerin bir araya getirildiği ‘Adalet Sözcükleri’ (Words of Justice) isimli sergi kapsamında, Nisa Suresi’nin 135. ayetine de yer verildi.

Fakülte yönetimi tarafından ‘Adaletin, tarihteki en büyük anlatımlarından biri’ olarak tanımlanan ayet, Aziz Augustinus ve Magna Carta’dan alıntıların bulunduğu giriş bölümüne konuldu.

İnsanları, sonuçları ne olursa olsun adil olmaya çağıran Nisa Suresi’nin 135. ayetinde mealen şöyle deniliyor: “Ey iman edenler! Haktan yana olup var gücünüzle ve bütün işlerinizde adaleti gerçekleştirin. Allah için şahitlik eden insanlar olun. Bu hükmünüz ve şahitliğiniz isterse bizzat kendiniz, anneniz, babanız ve yakın akrabalarınız aleyhinde olsun. İsterse onlar zengin veya fakir bulunsun; çünkü Allah her ikisine de sizden daha yakındır. Onun için, sakın nefsinizin arzusuna uyarak adaletten ayrılmayın. Eğer dilinizi eğip bükerek gerçeği olduğu gibi söylemekten çekinir veya büsbütün şahitlikten kaçarsanız, iyi bilin ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”

“Bu duvarlardaki deyişler, adalet düşüncesinin gücünü ve bastırılamaz oluşunu ortaya koyuyor” diyen fakülte dekanı Martha Minow, sergide aktarılan ideallerin adalet peşinde koşan herkes için bir umut kaynağı olmaya devam edeceğini söyledi.

Sergide kullanılan deyişler, Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrenci ve öğretim görevlileri tarafından tavsiye edilen 150 ifade arasından seçildi. Fakülte yetkilileri her bir deyişin tarihselliğini ve özgünlüğünü tek tek araştırdı. Sonuçta öne çıkan yaklaşık 25 deyiş fakülte duvarlarında sergilenmeye başlandı. Nisa Suresi’nin 135’inci ayeti en önde gelen 3 deyişten biri olarak kütüphanenin girişinde sergileniyor.  

http://www.zaman.com.tr/newsDetail_getNewsById.action?newsId=2045585