Etiket arşivi: Hz. Musa a.s.

Hz.Musa a.s.

Musa aleyhisselâmın eceli yaklaşmıştı. Ey Musa, çoluk çocuğuna vedâ et emri geldi.Musa aleyhisselâm, emre uyarak, çoluk çocuğuna vedâ eyledi.

Küçük bir çocuğu vardı. Onu kucağına aldı ve kalbine, benden sonra bu küçüğün hâli ne olacak düşüncesi geldi.

Allah-u Teâlâ, ey Musa, deniz kenarına git buyurdu. Musa aleyhisselâm deniz kenarına gitti.

Ey Musa, asânı denize vur buyurdu. Denize vurdu. Deniz açıldı. Dibi göründü. Musa aleyhisselâm baktı. Bir taş gördü. Kaygan, yarığı, çatlağı olmayan, yekpare bir taş idi. Hz.Musa a.s. yazısına devam et

Kavimlerin Helakı

Kuran-î Kerim de geçen kavimler ve bunların helak oluşları ile ilgili Ayetleri sizler ile paylaşmak istedim. Kur’an da geçen sıra ile Nuh, Ad, Semud, Lut, Medyen ve Firavun kavimlerinin helak edilmeleri, İsrailoğullarına verilen üstünlükler ve sonradan bunlara layık olmamalarından dolayı çetin cezalar ile yargılanmaları ile ilgili bilgileri sizler ile paylaşmaya çalışacağım.

Â’raf Suresi 97 ve 98. ayetlerinde Şöyle denilmektedir :

اَفَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰى اَنْ يَاْتِيَهُمْ بَاْسُنَا بَيَاتًا وَهُمْ نَائِمُونَ

E fe emine ehlul kura ey ye’tiyehum be’suna beyatev ve hum naimûn.

Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?

اَوَ اَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰى اَنْ يَاْتِيَهُمْ بَاْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ
Kavimlerin Helakı yazısına devam et

İman Etmenin Şartları

Günümüz de çok fazla tartışılan ve üzerinde fazlaca mesai harcanılan bir konudur bu. Bende sizler ile naçizane fikirlerimi ve Yüce Kitabımız Kur’an ile Efendimiz s.a.v. den bazı hadisler ile bunları destekleyeceğim inşallah. Yazmak da bir hata bir noksanlık edersek düzeltirseniz sevinirim. Allah yar ve yardımcımız olsun.

Yusuf kardeşimin Selamlaşma ile ilgili yazdığı konu ile başlamak istiyorum. Efendimiz s.a.v. ” Bir Kafir size selam vermeden siz selam vermeyin buyuruyor” ve ekliyor ” Verilen selam’a sizde aynı şekilde ve daha güzeli ile cevap verin. Bunla ilgili olarak da Kur’an da

Nisa Suresi 86. Ayet
وَاِذَا حُيّٖيتُمْ بِتَحِيَّةٍ فَحَيُّوا بِاَحْسَنَ مِنْهَا اَوْ رُدُّوهَا اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ حَسٖيبًا
Ve iza huyyitum bi tehiyyetin fe hayyu bi ahsene minha ev rudduha, innellahe kane ala kulli şey’in hasiba.
Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selâmla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.

Emir ediliyor.

Buradan çıkardığım ders. Sizin dininizden olmayan birine fazlaca samimi olmayın. Allah yine Nisa suresinde bize şöyle emir ediyor.
İman Etmenin Şartları yazısına devam et

Kuran-ı Kerim de geçen Peygamberler

Vahiy meleği vasıtasıyla Yüce Allah tarafından gönderilen ilâhî emirleri ve yasakları insanlara bildirmekle vazifeli kimselere Kur’an-ı Kerîm’in dilinde “Nebî, resûl, beşir ve nezîr” adlari verilir. Bunlar her bakimdan üstün ve seçkin kimselerdir. Peygamberler günah işlemezler, yalan söylemezler, emanete hiyanet etmezler, Allah’tan aldıkları emirleri olduğu gibi insanlara bildirirler. Çok zekî, uyanık ve mantıklı kimselerdir. Peygamberlerin bir kısmı bir kavme, bir bölgeye, bazıları da bütün âleme ve insanlığa gönderilmiştir. Bunların ne kadar oldukları bildirilmemiştir; sayılarını ancak Allah bilir. Kur’an-ı Kerîmde peygamberlerin sadece bir kısmından bahsedilir. Onlar da şunlardır:

1. Hz. Adem (a.s)
2. Hz. Idris (a.s)
3. Hz. Nuh (a.s.)
4. Hz. Hûd (a.s)
5. Hz. Salih (a.s)
6. Hz. Ibrahim (a.s)
7. Hz. Ismail (a.s)
8. Hz. Lût (a.s) Kuran-ı Kerim de geçen Peygamberler yazısına devam et

Miraç Kandili

Miraç (ISRA) Gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde (Hadislerde verilen bilgiye göre Hz. Peygamber (s.a.s), Kâbe’de Hatim’de ya da amcasının kızı Ümmühani binti Ebi Talib’in evinde yatarken) Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ’ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam Mescid-i Haramdan (Mekke’den), Mescid-i Aksâ’ya (Kudüs’e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs’e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa’nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ’ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miraçını kutladılar. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam burada peygamberlere iki rekat namaz kıldırdı, bir hutbe okudu. Bir rivayette Hz. İsa’nın doğduğu yer olan Betlaham’a uğradı, orada da iki rekât namaz kıldı. Ve bugün Kubbetü’s-Sahra’nın bulunduğu yerden Muallak Taşının üzerinden Miraça yükseldi. Miraç Kandili yazısına devam et

Dünya Düzeni

Adem ve Havva’nın çocuklarının kavgası ile başlar yer yüzünde hak ile batılın savaşı, diğerinin ötekine üstün gelme mücadelesi. Ötekileşen aynı anadan ve babadan dünyaya gelmiş olmasına rağmen. Bir yaratılış gerçeğidir insanın içinde barındırdığı ve devamlı mücadele içinde olduğu bir kendisi birde çevresinde aynı mücadele içinde olan başka bir insan gerçeği, bu etkileşim sonucunda insanlar var oldukları çevreyi , var olan çevrede mevcut bulunan toplumu, toplumlar kitleleri olmak üzere zincirleme olarak zaman ve mekanı verdikleri karar doğrultusunda ya haktan yada batıldan yana şekillendirirler ve bunu gelecek olan nesillere miras olarak bırakırlar. Kainatı yaradan mükemmel bir denge içinde bütün var ettiklerini atomdan evrenin tümüne kadar bildiğimiz bilmediğimiz herşeyi kusursuz idare eden Allah mevcut olan bu tarihi süreçte ilk insanla beraber dünya içinde insanlara klavuzluk edip hakkın kendisinin ne olduğunu insanlar unuttukça hatırlatıracak elçilerle insana yardımcı olacak burda özgür iradesiyle seçim yapmasına izin verecektir.

İnsanlar bu süreçte babalarına, bulundukları toprak parçasına, arkadaşları gibi bir takım sebeblere göre ya kimliklerine göre yada genlerinde yazılan ilahi koda göre hareket edeceklerdir. Toplumları iyi çözen kişiler mensup bulundukları inanca göre davalarına hizmet etmeye ve bir güç unsuru olma arzusuyla yol alırlar. Burda akılda bulundurulması gereken hakkın kuralları olduğundan bu kurallara göre hareket ettiğinden bu kurallarında bir maksadı olduğundan sebep gösterilen hedefe ulaşmada herşeyi mübah göremeyeceği gerçeğinden dolayı dahil olduğu oyuna zahirde 1-0 mağlup başladığı düşünülürse, işinin hem kendiyle, hem toplumla vede ötekileşen batılla kıyasla zor olduğu aşikardır. Tarihi sürectede bu böyle olmuş acı ceken taraf başlangıçta hak tarafı olmuş ama sonunda sabır ve güzel işlerinden dolayı galip gelen taraf olmayı başarmışlardır. Bugün dünyanın içinde bulunduğu sürecte geçmiş toplumları sosyolojik olarak incelediğimizde yapılan hataları, kullanılması gereken stratejileri çok bariz bir şekilde görebiliriz.
Dünya Düzeni yazısına devam et

Peygamberlik Nedir

Burada okuyacağınız bilgiler Ebül-berekât Abdüllah Süveydî ait olan ve Hakikat Kitap evi tarafından basımı yapılan HAK SÖZÜN VESÎKALARI kitabında yer alan 6.risâleden alıntılardır.

Allahü teâlâ, dünyâda bütün insanlara acıyarak, fâideli seyleri yaratıp göndermekdedir. Âhıretde, Cehenneme gitmesi gereken âsî mü’minlerden diledigini afv edecek, dogruca Cennete kavusduracakdır. Her canlıyı yaratan, her vârı, her ân varlıkda durduran, hepsini korku ve dehsetden koruyan yalnız Odur. Böyle bir Allahın serefli ismine sıgınarak, bu kitâbı terceme etmege baslıyoruz.

Allahü teâlâya hamd olsun! Onun çok sevdigi Resûlü Muhammed aleyhisselâma salât ve selâm olsun! Bu yüce Peygamberin temiz Ehl-i beytine ve âdil, sâdık Eshâbının hepsine hayrlı düâlar olsun! Allahü teâlâ, kullarına çok acımakda, onların dünyâda râhat ve huzûr içinde yasamalarını, âhıretde de sonsuz se’âdete kavusmalarını istemekdedir. Bunun için, insanlar arasından seçdigi en üstün, en iyi kimseleri Peygamber yapmıs, bunlara kitâblar göndererek huzûr, se’âdet yolunu göstermisdir. Se’âdete kavusmak için, önce kendisine ve Peygamberlerine inanmak lâzım oldugunu bildirmis, sonra kitâblarındaki teklîflere uymagı emr etmisdir. Böyle inanan ve teklîfleri begenen insana (Mü’min) ve (Müslimân) denir. Peygamberlik Nedir yazısına devam et

Insan Vav Şeklinde Doğar.

Selamün Aleyküm.

Sizler ile paylaşmak istediğim yazı bana ait değil malesef. Hakan Türkyılmaz adında bir arkadaşımıza ait çok güzel yazılmış bir yazı olması sebebi ile sizler ile paylaşmak istedim. Ama böyle güzel bir yazıyı yazmayı çok isterdim. Allah yazan arkadaşımızdan razı olsun.

İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır. İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür. Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir. O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır. Insan Vav Şeklinde Doğar. yazısına devam et