Etiket arşivi: İmam-î Gazali

Müminler Arasındaki Güçlü Bağ

Bir hadiste de: “Mümin müminin aynasıdır. Onun üzerinde bir şey gördüğünde onu alır, atar.”(1) buyurulur.
“Müminin mümin kardeşiyle olan durumu, birbirini yıkayıp temizleyen iki el gibidir.”(3)

“Mümin müminin kardeşidir. O yokken ona ait korunması gereken şeyleri korur, başkalarının tarlasına verebilecekleri zararlarına da engel olur.”(4) Hadiste ifade edildiği üzere kardeşlik hukukunun bir gereği de kardeşine ait olan malları korumaktır. Kaynaklar: 1-Münâvî, Feyzu’l-kadîr, 6/352. 2-Gazali, İhyau ulûmi’d-din, 3/146-148. 3-Kenz, 1/155. 4-Kenz, 1/152.
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Mümin, mümine şifadır, rahmettir. Onun için, hastanın en büyük ihtiyacı bir mümini görmektir. Peygamber efendimiz buyuruyor ki:

(Mahşerde, herkes buram buram güneş altında yanarken, elli bin sene orada terlerken, yedi sınıf Müslüman arşın gölgesinde gölgelenecekler, onlar için azap korkusu yoktur.

Bunlardan biri, müminin yüzüne Allah rızası için bakanlardır.)
Müminin simasına Allah için bakanlar, arşın gölgesinde gölgeleneceklerdir. Müminler Arasındaki Güçlü Bağ yazısına devam et

Hikmetli Sözler

Yol odur ki doğru vara, Göz odur ki Hakkı göre, Er odur ki alçakta dura, Yüceden bakan göz değil. (Yunus Emre)

Dostunun ayıbını gizlemeyen kendi ayıplarına mağlup olur !

Bir müridin kalbi ihlastan boş ve çıplak olursa,veyahut evliyaullah hakkında edebe aykırı hareketleri bulunursa, bu gibilere o velilerden ne feyz gelir,nede onların gönülleri onlara meyleder MEVLANA HALİD BAĞDADİ HZ.

“Bir kimse her kimle şakalaşırsa, onun gözünde küçülür ve heybetsiz olur.”
Hz. Ömer (r.a.)

“Veliler her gördüklerini Cenab-ı Hakk’ın kendilerine ikram ettiği feraset nuru ile görürler. Öyle ki bu nur ile baktıklarında uzak ile yakının bir farkı olmaz.”
Şah-ı Nakşibend (k.s)

“Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terketmektir.”
Hz. Ebû Bekir (r.a)

“Açlık bir yağmur bulutudur. Kul açken kalbe hikmet yağar.”
Bâyezîd-i Bislâmi (rah)
Hikmetli Sözler yazısına devam et

Ölüm Ve Kabir

KUR’ÂN-I KERÎMDE KIYÂMET ve ÂHIRET
Imâm-ı Gazâlî

Fâcirin, ya’nî kâfirin rûhu sert olarak siddet ile alınır ve yüzü Ebû Cehl karpuzu gibi olur. Melekler ona hitâben, (Ey habîs olan rûh! Habîs olan cesedden çık) der. O da merkeb gibi bagırır. Rûhu çıkınca, Azrâîl aleyhisselâm, onu yüzü gâyet çirkin ve siyâh elbiseli ve fenâ kokulu zebânîlere (ya’nî azâb yapan meleklere) teslîm eder ki, ellerinde yünden yapılmıs, eski kilim parçası gibi bir bez vardır. O rûhu buna sararlar. Bu zemânda, çekirge kadar insan sekline çevrilir. Bunun sebebi, kâfirin cesedi âhıretde mü’minin cisminden büyük olur. Hadîs-i serîfde, (Cehennemde kâfirin bir azı disi Uhud dagı kadardır) buyuruldu.

Cebrâîl aleyhisselâm, bu kötü rûhu yükseltir ve dünyâ semâsına ulasırlar. Sen kimsin denir. Ben Cebrâîlim der. Yanındaki kimdir denir. Filân oglu filân diye, kötü, Ölüm Ve Kabir yazısına devam et

Manevî Kirlerden Arınma Yolu: Tövbe

Ama gerçek tövbe. Gerçek tövbe ki bir daha o günahı işlememek ve meyletmemektir.Bugün günahlarıma ağlıyorsam ve Ya Rabbi pişmanım bir daha yapmayacağım dersem tövbe kapısını açtım demektir.Evet insanız hataya açığız önemli olan hatayı bilip Rabbe yönelmek ve tövbe etmektir arkadaşlar….Rabbim bizlere samimi tövbeler nasip etsin inşallah

Manevî Kirlerden Arınma Yolu: Tövbe

Sözlükte “Allah’a dönüş ve yöneliş” anlamına gelen tövbe, dini terim olarak “günahtan Allah’a dönme” anlamıyla meşhur olmuştur.

İmam Gazalî, İbn Arabi, İbn Hacer gibi İslâm âlimleri tövbeyi farklı şekillerde tarif etmişlerdir.

Biz burada tövbeyi açık ve anlaşılır bir tarzda tarif edecek olursak şöyle diyebiliriz: Tövbe; yapılan kötülüğü, işlenen günahı veya kabahati günah olduğunu bilip, onu bırakıp terk ederek Allah’a dönmek, O’ndan affetmesini, bağış lamasını dilemek, yaptıklarından pişman olduğunu da belirterek yalnız Allah’a yal varmak demektir.

1. Tövbenin Önemi:

Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir hadis-i şeriflerinde: “Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir.” (İbn Mâce, Zühd, 30) buyurmaktadır. Başka bir hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz: “Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı.” (Müslim, Tevbe, 9, 10, 11) buyurmuştur. Manevî Kirlerden Arınma Yolu: Tövbe yazısına devam et

Hacet Ve İstihare Namazı

Selamün Aleyküm.

Bu iki konu hakkında çok fazla kaynak ve icra etme şekli var. Tabii ki hangisi daha doğrudur bunu sorgulamak bana düşmez. Ben elim de olan kaynakta yer verilene göre size anlatmaya çalışacağım. Bu konular ile ilgili olarak Sahih diye kabul gören şöyle bir hadis var.

Eshâb-ı kirâmdan Osman bin Huneyf hazretleri anlatır: Gözleri görmeyen bir kimse, gözlerinin açılması için Resûlullaha ricada bulundu. Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Abdest alıp iki rek’at namaz kıl, sonra şöyle duâ et!: “Allahümme innî es’elüke ve eteveccehü ileyke binebiyyî Muhammedin sallallahü aleyhi ve sellem nebiyyirrahmeti.” Daha sonra gözlerinin açılması için “Yâ Rabbî Resûlünün hürmeti için gözlerimi aç!” diye duâ et!) [Nesâî] Hacet Ve İstihare Namazı yazısına devam et