Etiket arşivi: İmam Şafii

Ramazan

Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân(furkâni), fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh(yesumhu), ve men kâne marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) yurîdullâhu bikumul yusra ve lâ yurîdu bikumul usra, ve li tukmilûl iddete ve li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum ve leallekum teşkurûn(teşkurûne).

Ramazan ayı ki, insanlar için hidayete erdirici (hidayete erme, Allah’a ulaşma vesilesi) ve beyyineler (açık deliller ve ispat vasıtaları) ve Furkan (hakkı bâtıldan ayırıcı) olarak Kur’ân, Hüda tarafından onda (o ayın içinde) indirildi. Artık içinizden kim bu aya (yetişir de ramazan ayını görüp) şahit olursa o zaman onu, oruç tutarak geçirsin. Ve kim, hasta veya yolculukta olursa, o taktirde (tutamadığı günlerin sayısı) diğer günlerde (oruç tutarak) tamamlanır. Allah sizin için kolaylık diler, zorluk dilemez. (Size bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi hidayet erdirdiği şeye karşılık (sizin de) Allah’ı tekbir etmeniz (yüceltmeniz) içindir. Umulur ki böylece siz (bütün bu kolaylıklara) şükredersiniz. Ramazan yazısına devam et

Hikmetli Sözler

Yol odur ki doğru vara, Göz odur ki Hakkı göre, Er odur ki alçakta dura, Yüceden bakan göz değil. (Yunus Emre)

Dostunun ayıbını gizlemeyen kendi ayıplarına mağlup olur !

Bir müridin kalbi ihlastan boş ve çıplak olursa,veyahut evliyaullah hakkında edebe aykırı hareketleri bulunursa, bu gibilere o velilerden ne feyz gelir,nede onların gönülleri onlara meyleder MEVLANA HALİD BAĞDADİ HZ.

“Bir kimse her kimle şakalaşırsa, onun gözünde küçülür ve heybetsiz olur.”
Hz. Ömer (r.a.)

“Veliler her gördüklerini Cenab-ı Hakk’ın kendilerine ikram ettiği feraset nuru ile görürler. Öyle ki bu nur ile baktıklarında uzak ile yakının bir farkı olmaz.”
Şah-ı Nakşibend (k.s)

“Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terketmektir.”
Hz. Ebû Bekir (r.a)

“Açlık bir yağmur bulutudur. Kul açken kalbe hikmet yağar.”
Bâyezîd-i Bislâmi (rah)
Hikmetli Sözler yazısına devam et

Gusûl

Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği gerektiren hal cünüblüktür. Ayrıca kadınların hayız ve nifas kanlarının sona ermesidir. Cünüblük hali ise, aşağıda açıklanacağı üzere, şehvetle meninin atılmasından ve cinsel ilişkiden meydana gelir.

Şehvetle yerinden ayrılan ve şehvetle dışarıya atılan bir meniden dolayı gusletmek gerekir. Şehvetle yerinden aynlıp, şehvet kesildikten sonra dışarıya atılan meniden dolayı da, İmamı Azam ile İmam Muhammed’e göre, gusletmek gerekir. Fakat İmam Ebu Yusuf’a göre gusül gerekmez. Rüyada şehvetle ayrılan bir meninin, şehvet kesildikten sonra dışarıya akıtılmasını sağlamak için tenasül organını tutmak ve sonra dışanya akıtmakta, misafir ve soğukta bulunanlar için İmam Ebu Yusuf görüşünü seçmekte kolaylık vardır. Bu yönden bu görüşün tercih edilmesini uygun görenler vardır.
Gusûl yazısına devam et

Abdest

Abdest almak, namâzın farzlarındandır. Kur’ân-ı kerîmi tutmak, Kâ’beyi tavâf etmek, tilâvet secdesi yapmak, cenâze namâzı kılmak için de abdest almak lâzımdır. Her zemân abdestli bulunmak, yataga abdestli girmek, abdestli yimek ve içmek çok sevâbdır.

Abdestli iken ölenlere sehîd sevâbı verilir. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdular ki:
(Abdestli olarak ölen, ölüm acısı çekmez. Çünki abdest, îmânlı olmanın alâmetidir. Namâzın anahtârı, bedenin günâhlardan temizleyicisidir.)

(Müslimân abdest alınca, günâhları kulagından, gözünden, elinden ve ayagından çıkar. Oturunca, magfiret olunmus olarak oturur).
Abdest yazısına devam et

Hadisler Hakkında Genel Bilgi III

Bazı önemli zatların yaş ve Ölüm tarihlerine ait bilgiler:
Resulullah (s.a.v.), onun iki arkadaşı Ebu Bekir ve Ömer (r.a.) sahih rivayetlere göre 63 sene yaşadılar. Rasulullah (s.a.v.) hicretin on birinci senesinin Rebiü’ l-Evvel ayının on ikinci pazartesi günü kuşluk vaktinde vefat etmiştir. Hz. Ebu Bekir ise, hicretin on üçüncü senesinin Cemâdiye’l-Ulâ ayında hayata gözlerini kapamıştır. Hz. Ömer, hicretin yirmi üçüncü senesinin Zilhicce ayında şehit olmuştur. Hz. Osman 82 yaşında iken (diğer bir rivayete göre de 90 yaşında) hicretin otuz beşinci senesinde şehit edilmiştir. Hz. Ali 63 (bazı rivayetlere göre 64 ve 65) yaşında iken, hicretin kırkıncı senesinin Ramazan ayında şehit edilmiştir. Talha ve Zübeyr hicretin otuz altıncı senesinin Cemadiye’l-Ûlâ ayında vefat etmişlerdir.
Hâkim bunların 64 sene yaşadıklarını söylemiştir. Sa’d bin Ebî Vakkas 73 yaşında iken hicretin elli birinci senesinde vefat etmiştir. Abdurrahman bin Avf, 75 yaşında iken hicretin otuz ikinci senesinde vefat etmiştir. Ebu Ubeyde 58 yaşında hicretin on sekizinci senesinde vefat etmiştir. Hâkim bin Hizam ve Hasan bin Sabit bin El-Münzir bin Haram (hepsinden Allah Taâlâ razı olsun) ömürlerinin 60 senesini cahiliye devirlerinde, 60 senesini Müslüman olarak geçiren sahabelerdir. Hicri elli dört senesinde Medine ‘de ölmüşlerdir. Süfyan-ı Sevrî efendimiz hicrî doksan yedi senesinde doğmuş ve yüz altmış senesinde ölmüştür. Dört mezhebin dışında bir mezhep sahibi olan meşhur bir zattır.
Hadisler Hakkında Genel Bilgi III yazısına devam et