Etiket arşivi: Peygamberimizin dilinden dualar

Peygamberimiz Ramazan’ı nasıl değerlendirirdi?

Peygamber Efendimiz, Ramazan’da ibadete ayrı bir ehemmiyet verirdi.  Sahura kalkmayı teşvik eder, iftarda fazla yemekten kaçınırdı. Ramazan’ın bir hediyesi olan teravih namazını ihmal etmez, bol bol sadaka dağıtırdı.

Ramazan orucu hicretin ikinci senesinde farz kılınmış ve sahabe-i kiram efendilerimiz, Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile dokuz yıl Ramazan orucu tutma bahtiyarlığı yaşamışlardı. Bu ne büyük bir saadet, bu ne büyük bir devletti. Acaba Asr-ı Saadet Ramazanları nasıl beklenir, nasıl eda edilir, nasıl uğurlanırdı? Peygamberimiz Ramazan’ı nasıl değerlendirirdi? yazısına devam et

Bu Dualara Amin Diyelim

Allah’ım! Gayb ilminle ve yaratma kudretinle hayatın benim için hayırlı olduğunu bildiğin müddetçe beni yaşat. Ölümümün benim için daha hayırlı olduğunu bildiğinde de beni vefat ettir. Allah’ım! Gizli ve aşikâr, senden hakkıyla korkmayı dilerim. Senden rıza ve öfke anında hak sözü (söylemeyi) dilerim. Zenginlik ve fakirlikte senden itidalli olmayı dilerim. Bitmeyen bir nimet ve sonu gelmeyen bir göz aydınlığı dilerim. Senden, kaza sonrası rıza göstermeyi ve ölümden sonra kolay bir hayatı dilerim. Yüzüne bakmanın lezzetini, zarar verici bir hastalık ve saptırıcı bir fitneye uğramaksızın sana kavuşmanın özlemini dilerim. Allah’ım! Bizi iman zineti ile süsle ve bizi hidayete ermiş, doğru yolun rehberleri kıl.
Nesâi (4/54-55)

Allah’ım! Hamd sanadır. Sen, göklerin, yerin ve onlarda bulunanların Rabbisin. Sen Hakk’sın. Va’din de haktır. Sözün de hak ve sana dönüş de haktır. Cennet ve cehennem hak, Peygamberlerin de haktır. Muhammed (s.a.s.) hak ve kıyamet haktır. Allah’ım! Sana teslim oldum; sana tevekkül ettim, sana iman ettim ve tevbe edip sana döndüm. Senin düşmanını düşman edindim. Ve senin hükmüne başvurdum. Gizli ve aşikâr, yaptığım ve yapacağım amellerimi bağışla. Öne geçiren ve geri bırakan sensin. Senden başka ilah yoktur. Sen benim ilâhımsın.
Buharî (Bkz:Fethu’l-Bâri (3/3); Müslim (1/532)

Allah’ım! Cimrilikten sana sığınırım, korkaklıktan sana sığınırım, çok yaşlanarak (elden ayaktan düşmekten) sana sığınırım, dünya fitnesi ve kabir azabından sana sığınırım.
Buharî (Bkz:Fethu’l-Bâri (6/35)