Etiket arşivi: Suyuti

İmanınızı test edin!

Ey iman edenler! İman edin! İmanınızı test edin!

Kur’an’da, seksen sekiz yerde “Ey iman edenler!” (Ya Eyyühellezine âmeû) ifadesi yer alıyor. Bu, bir medih/övgü hitabıdır. Rivayet edildiğine göre inananlara Tevratta “Ey miskinler!” şeklinde geliyordu hitap. Kur’ân’a gönül verenler ise, ey iman edenler hitabıyla, şereflendi ve bu ifadeyle imanda sabit ve daim olmaya, imanın gereklerini yapmaya tahrik ve teşvik edildiler.[1] Bu ifadeyle başlayan ayetler mü’minlere çok önemli hükümleri bildiriyor. Onların iman sahipleri olduğuna dikkat çekerek, imanın gereğini yerine getirmeye ve imanı korumaya çağırıyor. Bu ifadeyle Yüce Allah, inanan kullarını doğrudan muhatap alıyor ve onların imanlarını harekete geçiriyor. İbn Mesûd, bu ifade ile ilgili olarak şunları söyler:“Yüce Allah’ın ‘Ey iman edenler’ çağrısını duyduğun zaman kulaklarını aç ve can kulağıyla onu dinle. Çünkü bu çağrıdan sonra O, ya hayırlı bir işi sana emrediyordur, ya da seni kötü bir şeyden sakındırıyordur. “[2] İmanınızı test edin! yazısına devam et

Hz. Ömer Bin Hattab

Ikinci Rasid Halife. Islâmi yeryüzüne yerlestirip, hakim kilmak için Resulullah (s.a.s)’in verdigi tevhidî mücadelede ona en yakin olan sahabilerden biri. Hz. Ömer (r.a), Fil Olayindan on üç sene sonra Mekke’de dogmustur. Kendisinden nakledilen bir rivayete göre o, Büyük Ficar savasindan dört yil sonra dünyaya gelmistir (Ibnül-Esîr, Üsdül-gâbe, Kahire 1970, IV,146). Babasi, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka’b’da Resulullah (s.a.s) ile birlesmektedir. Kureys’in Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebu Cehil’in kardesi veya amcasinin kizi olan Hanteme’dir (bk. a.g.e., 145).

Kaynaklar Hz. Ömer (r.a)’in müslüman olmadan önceki hayati hakkinda fazlaca bir sey söylemezler. Ancak küçüklügünde, babasina ait sürülere çobanlik ettigi, sonra da ticarete basladigi bilinmektedir. O, Suriye taraflarina giden ticaret kervanlarina istirak etmekteydi (H. ibrahim Hasan, Tarihul-Islâm, Misir 1979, I, 210). Cahiliyye döneminde Mekke esrafi arasinda yer almakta olup, Mekke sehir devletinin sifare (elçilik) görevi onun elindeydi. Bir savas çikmasi durumunda karsi tarafa elçi olarak Ömer gönderilir ve dönüsünde onun verdigi bilgi ve görüslere göre hareket edilirdi. Ayrica kabileler arasinda çikan anlasmazliklarin çözümünde etkin rol alir ve verdigi kararlar baglayicilik vasfi tasirdi (Suyûtî, Tarihul-Hulefâ, Beyrut 1986, 123; Üsdül-gâbe, IV, 146). Hz. Ömer Bin Hattab yazısına devam et

Hz. Osman Bin Affân r.a.

Osman b. Affân b. Ebil-As b. Ümeyye b. Abdi’ş-Şems b. Abdi Menaf el-Kureşî el-Emevî; Raşid Halifelerin üçüncüsü. Ümeyyeoğulları ailesine mensup olup, nesebi beşinci ceddi olan Abdi Menaf’ta Resulullah (s.a.s) ile birleşmektedir.

Fil olayından altı sene sonra Mekke’de doğmuştur. Annesi, Erva binti Küreyz b. Rebia b. Habib b. Abdi Şems’tir. Büyükannesi ise Resulullah (s.a.s)’ın halası Abdülmuttalib’in kızı Beyda’dır. Künyesi, “Ebû Abdullah’tır. Ona, “Ebu Amr” ve “Ebu Leyla” da denilirdi (İbnul-Hacer el-Askalânî, el-İsabe fi Temyîzi’s-Sahabe, Bağdat t.y., II, 462; İbnül Esîr, Üsdül-Ğâbe, III, 584-585; Celaleddin Suyûtî, Târihul-Hulefâ, Beyrut 1986, 165).

Resulullah (s.a.s) risaletle görevlendirildiğinde Osman (r.a) otuz dört yaşlarındaydı. O, ilk iman edenler arasındadır. Ebû Bekir (r.a), güvendiği kimseleri İslâma davette yoğun gayret göstermekteydi. Onun bu çalışmaları neticesinde, Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebi Vakkas, Zübeyr b. Avvâm, Talha b. Ubeydullah ve Osman b. Affân iman etmişlerdi. Hz. Osman, cahiliyye döneminde de Hz. Ebû Bekir’in samimi bir arkadaşı idi (Siretu İbn İshak, İstanbul 1981,121; Üsdü’l-Gâbe, aynı yer; Askalanî, aynı yer).

Hz. Osman, iman ettiği zaman bunu duyan amcası Hakem b. Ebil-Âs onu sıkıca bağlayarak hapsetmiş ve eski dinine dönmezse asla serbest bırakmayacağını söylemişti. Hz. Osman (r.a) ebediyyen dininden dönmeyeceğini söyleyince, kararlılığını gören amcası onu serbest bırakmıştı (Suyûtî, 168).

Peşinden o, Resulullah (s.a.s)’ın kızı Rukayye ile evlenmişti. Bazı tarihçiler bu evliliğin Peygamber’in risaletle görevlendirilmesinden önce olduğunu kaydederler (Suyûtî, a.g.e., 165). Hz. Osman Bin Affân r.a. yazısına devam et